Hafıza

Haberin Devamı

Geçtiğimiz günlerde yaşananların önemli bir yararı oldu. Bayrağımızı kendi kendimize hatırladık. Yıllarca basmakalıp sözlerle, yasak savma gevşekliğiyle kutladığımız ulusal bayramlarımızın ne anlama geldiğini hatırladık.

Hafızalarımız biraz olsun kendine geldi.

Bu ülkenin kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini; ulusal değerlerimizi evrensel değerlerle, insanlığın geldiği en gelişmiş aşamaların değerleriyle kaynaştırmamız gerektiğini de hatırladık.

Toplumsal hafızamız canlanır gibi oldu.

Bu hafızanın biraz daha dirilmesi, bayramlar geçip, seçimler tamamlanıp bittikten sonra da diri kalması gerekiyor. Bayrağımızın ayıran değil birleştiren simge olduğunun bilincinde olmamız gerekiyor.

***


Ulusal duygular canlandığında bir yanı doğal bir duygu dalgası kaplar. Bu duygu dalgasının üzerine oturup onu kendi küçük hesapları için kullanmak isteyenler de hemen ortaya çıkar.

Vatanseverliği, bayrağı, Atatürk’ü kendi tekellerine almaya, kendi iktidar araçları gibi kullanmaya çalışırlar.

Kimileri çok bağırarak, kimileri en duygusal ses titretmelerini kullanarak, kimileri de olur olmaz vatanseverlik gösterileri yaparak sahiplenme faaliyetini sürdürürler. Bu faaliyetlerin perde arkasından da insanlığın en büyük düşmanı, insanı insana kırdırma ve şiddet üzerine kurulmuş en aşağılık ideoloji olan faşizm zaman zaman sırıtır.

Vatanseverliği sokak milliyetçiliğine, bayrağını sevmeyi insanlar üzerinde baskı aracına dönüştürmeye, Atatürk’ü en cahilce şekilde kullanmaya çalışan bu insanlık düşmanı ideoloji, her karmaşa döneminde yüzünü gösterir.

Vatanseverlik duyguları yükselmiş fakat güçlü siyasal yönelimleri olmayanların çoğaldığı, toplumlarının bugününe ve yarınına ilişkin güven duygusunun zayıfladığı anlarda bu ideoloji en sinsi, en sahtekâr haliyle ortaya çıkar.

İnsanları bölmek, herkesi herkese düşman göstermek ve düşman etmek, dünyadan korkmak ve insanları dünya ile korkutmak, korkan insanları karanlık mecralara doğru yönlendirmek bu insanlık düşmanlarının en iyi bildiği işlerdir.

***


Geçen yüzyılda bunu defalarca yaparak on milyonlarca kişinin ölmesine, sefalet çekmesine yol açtılar. İnsanların insan gibi, gerçek gelişmiş insan onuru ve sevgisiyle yaşamasını engellediler.

Şu anda ülkemizde de yine burunlarını çıkarmış durumdalar. Gazeteci öldürerek, rahip öldürerek, Hristiyanların boğazlarını keserek toplumdaki güvensizlik duygusunu derinleştirme faaliyetlerini yürütüyorlar. Geçen yüzyılda da benzer işleri yaptılar ve zaman zaman başarılı oldular.

Vatanseverlik onlara ait değil.

Demokratik cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk asla onlara ait değil.

Bu topraklarda yaşayan bütün insanları birleştiren en kutsal simge olan bayrak ise hiçbir şekilde onlara ait olamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR