Döviz yükseliyor, faizler yükseliyor. Ekonomi bir kez daha "iflas" görüntüsü veriyor.
Ekonomistler bu sıkıntıların kaynağı olarak Amerika ve Japonya'daki faiz operasyonlarını gösteriyor. Fakat ortada başka bir gerçek var:
Türkiye benzeri onlarca ekonomi de bu gelişmelerden etkilendi ama Türkiye kadar sarsılanı olmadı...
Doların 1.750'ye çıktığı, faizin yüzde 21'i aştığı, enflasyonda hedeflerin tutmasının mümkün olmadığı bir ortamda Başbakan ve ilgili bakanların konuşmalarını hatırlamak gerekiyor.
* Başbakan, defalarca ekonomide sağlanan başarının kendi hükümetlerine ait olduğunu anlatmıştı. 2001 ve 2002 krizlerinin ardından IMF ve Dünya Bankası programlarına bırakılan ve o sayede krizden çıkabilen Türk ekonomisinin iyi günlere gelmesi, bu hükümetin eski programları sürdürmesinin sonucudur.
Ekonomiyle ilgili herkes AKP hükümetine "iyi çocuk ol, ekonomiye elini sürme" tavsiyesinde bulundu ve elini sürmediği her gün bol bol aferinle ödüllendirdi.
İflas görüntüsü
* Türk ekonomisinin temelindeki sorun siyasidir ve güven kavramıyla açıklanabilir. Hükümet Merkez Bankası Başkanı'nı atarken yaptığı beceriksizliklerle ekonomiyle ilişkisinin düzeyini gösterdi.
Bunun yanında Avrupa Birliği konusunda gösterilen bariz yavaşlama, olur olmaz milliyetçilik gösterileriyle birleşince AKP hükümetine dışardan bakanlar da iyimserliğini kaybetmeye başladı.
Avrupa Birliği hedefinden vazgeçen, temel reformların hayata geçirilmesi konusunda vitesi boşa alan, buna karşılık türban gibi boş konularla daha çok meşgul olan bir hükümetin ekonomi çevrelerine güven vermesi mümkün değildir.
* Hükümetin gidişatına bakanlar, önümüzdeki dönemde yeni beceriksizlikler, yeni siyasi krizler görüyor. Merkez Bankası Başkanı'nı doğru dürüst atayamayan bir hükümetin Cumhurbaşkanı seçiminin içinden çıkmasının zorluğu da ortada.
Sonuçta bu hükümetin Türkiye'yi bundan sonraki dönemde gerektiği gibi yöneteceğine olan inanç sıfırlanmıştır. Sıfırlanmaya yol açan da bizzat hükümetin kendisidir, Başbakan'ın kendisidir.
Yaşanan ekonomik sorunların ne olduğunu, ne anlama geldiğini göremeyen, anlamayan bir yönetime kimsenin güven duyması mümkün değildir.
Dövizin ve faizin önümüzdeki günlerde tekrar aşağıya doğru gitmesini kimse beklemiyor. Tam tersine, herkes hesabını döviz fiyatının ve faiz oranının daha yükseleceğini düşünerek yapıyor.
Bunun adı da ekonomi yönetiminin iflasıdır.
Güven olmayınca
Döviz yükseliyor, faizler yükseliyor. Ekonomi bir kez daha "iflas" görüntüsü veriyor
Haberin Devamı

