Güneşin altında yeni bir şey yok

Susurluk rezilliğinden sonra bazı şeylerin değişeceği sanılmıştı. Mesela kamu görevlilerinin mafya mensupları ile eskisi gibi içli dışlı olamayacakları...

Haberin Devamı

Susurluk rezilliğinden sonra bazı şeylerin değişeceği sanılmıştı. Mesela kamu görevlilerinin mafya mensupları ile eskisi gibi içli dışlı olamayacakları...

* Mesela uyuşturucu kaçakçılarının bazı kamu görevlileri tarafından korunup kullanamayacağı...

* Mesela bakan düzeyine yükselmiş insanların artık mafya ile, uyuşturucu kaçakçıları ile bir ilişkisi olamayacağı...

Meğer yanılmışız. Güneşin altında değişen hiçbir şey olmamış.

* Kamu görevlileri yine mafya şeflerinin yurt dışına kaçmasına yardımcı oluyormuş...

* Kamu görevlileri yine uyuşturucu kaçakçılarının başlarına bir şey gelmemesi için uğraşıyormuş...

* Bakanların kafasına tabanca dayamaktan söz edebilen, defalarca gazete manşetlerine çıkan uyuşturucu kaçakçıları hiçbir şeyden ve kimseden çekinmeden faaliyetlerine devam edebiliyormuş...

* Bazı kamu görevlileri, işler çatallaştığı anlarda bile uyuşturucu kaçakçılarını kollayan beyanlarda bulunabiliyormuş...

* Bir uyuşturucu kaçakçısı Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Eğitim Bakanı'na telefon ediyor, Bakan onun telefonuna çıkıyor ve o şahıs Bakan'dan yardım isteyebiliyormuş.

Bu görüşme bile yeterince rezalet olduğu halde söz konusu bakan "bir şeye müdahale etmedim" diye kendini savunabiliyormuş...

* Aşiret-mafya polise baskın yapıyor, hem şeflerini kaçırıyor hem yakalanan uyuşturucuyu almak cesaretini gösterebiliyormuş...

Etik metik, ahlâk mahlâk!..
Son birkaç gündür Van'da olanlara bakınca, Alaattin Çakıcı olayına bakınca böyle bir rezalet görüntüyle karşılaşıyoruz.

Evet Susurluk rezilliğinden bu yana hiçbir şey değişmemiş. Mafya ile iç içe olan kamu görevlileri yine kimseden korkmuyor, uyuşturucu kaçakçıları kimseden çekinmiyor, bakanlar da bu şahıslarla görüşmekte sakınca görmüyor.

Bütün bu olaylar herkesin gözü önünde cereyan ederken ülkenin Başbakanı hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Herhalde milletvekili transferi gibi bir başka rezillikle meşguller.

Bu olayların doğrudan ilgilendirdiği İçişleri Bakanı, herhalde başka işlerle; "futbol, kulüp, federasyon gibi önemli işlerle" meşgul olduğu için anlaşılmaz sözlerle durumu idare etmeye çalışıyor.

Mecliste hiç kimse çıkıp bu olaylarla ilgili olarak Başbakan ve İçişleri Bakanı'ndan hesap sormuyor. Muhalefet partisinin de önemli işleri var, kendi içinde itişmek gibi.

Güneşin altında gerçekten değişen bir şey yok. Kamu görevlileri yine mafya ile uyuşturucu kaçakçıları ile iç içe, bakanlar uyuşturucu kaçakçıları ile görüşüyor, milletvekilleri akçalı olduğu iddia edilen nedenlerle parti değiştiriyor.

Etik metik, ahlâk mahlâk, dürüst mürüst diyerek iktidar olanlar dönüp dolaşıp kendilerinden öncekilere benziyor. Ankara'nın havası ve suyu herkesi aynı boya getiriyor.

DİĞER YENİ YAZILAR