Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçilmeden önce iki olay hem kamu vicdanında hem de adalet duygusunda yara açmıştı. Bunlardan biri Genelkurmay’ın e-muhtırasıydı. Diğeri de bugüne kadar kimsenin, hiçbir hukukçunun aklına gelmemiş olan “367” operasyonuydu.
“367 operasyonu” oyunun ortasında kural değiştirmekten başka bir şey değildi. Oyun kuralına göre oynandığında kaybedeceğini anlayan “güçler” oyun sürerken yeni bir kural getirip istediğini sağlamaya kalkmıştı.
AKP sözcüleri haklı olarak bu kural değiştirme girişimine karşı çıktılar, durumu halka anlattılar. Bunun sonucunu da kısa bir süre sonra yapılan genel seçimde yüzde 47 oranında oy ile aldılar.
Ancak, oyunun ortasında kural değiştirmek kimsenin tekelindeki bir kötü alışkanlık değil. Şimdi de AKP, yine Cumhurbaşkanı seçimi konusunda kural değiştirme girişimi içine girdi.
Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Anayasa’da değişikliğe gidildi. Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 5 yıla indirildi ve bundan böyle halk tarafından seçilmesi kuralı getirildi. Bu değişiklik referanduma sunuldu ve halk tarafından da onaylandı.
Hukukun en temel gereği, bundan sonraki işleyişin yeni kurala göre olmasıdır. Yeni kural, kişilere yarar da zarar da getirmediğine ve Anayasa değişikliğine geçici bir hüküm de konulmadığına göre değişiklik yürürlüğe girdiği andan itibaren geçerlidir.
AKP, Gül’ün cumhurbaşkanlığı süresine eski kuralın uygulanması talebini gündeme getirirken “neden” sorusunu da gündeme getirmiş oluyor.
Yeni kural uygulanırsa, genel seçimden sonra Cumhurbaşkanı seçiminin yapılması gerekiyor. Şu andaki koşullar, birinci parti olması durumunda dahi AKP’nin belli bir oy kaybı olacağını işaret ediyor. Anlaşılan o ki genel seçim yorgunluğunun ardından tekrar Abdullah Gül için yoğun bir seçim çalışmasını, AKP göze alamıyor. Gül’ün tekrar Cumhurbaşkanı seçilememesi, aynı zamanda AKP’nin de yenilgisi olacaktır.
Ama genel seçimden az farkla da olsa birinci çıkmış olan AKP’nin yaklaşık bir yıllık bir çalışmanın ardından Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanı seçtirebilmesi ihtimali daha yüksektir.
Yeni kural uygulanır ve Abdullah Gül tekrar seçilirse, görev süresi bir sonraki genel seçimin sonrasında dolacaktır. Bu, Tayyip Erdoğan’ın Gül’ün ardından Cumhurbaşkanı olması planı bakımından oldukça elverişsiz bir durumdur. Erdoğan, en iyi ihtimalle üçüncü dönem başbakanlığını tamamlamış olarak dördüncü genel seçime girdiği sırada Cumhurbaşkanı koltuğunun dolu olması Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olma planları açısından en elverişsiz durumdur.
Gül ile Erdoğan’ın kurallarla oynamadan görev yerlerini değiştirmelerinin basit bir yolu var. Gül Cumhurbaşkanı seçimine girmez, AKP’nin başına geçer. Erdoğan başbakanlığı bırakır seçime girer; kazanırsa Cumhurbaşkanı olur ve Gül’ü başbakanlığa atar.
AKP’nin tepesi 367 operasyonundan hiç farklı olmayan bir şekilde “kurallarla oynamaya” çalışmasın, bu basit yol üzerine düşünsün.

