Ankara’nın Irak ve Kuzey Irak siyasetlerinin nasıl yanlışlar üzerine kurulduğu, bu siyasetleri üretenlerin geleceği göremedikleri bir kez daha ortaya çıktı.
Konu Irak ile yapılan petrol ve akaryakıt alışverişi...
Türkiye bugüne kadar Irak’ın, merkezi hükümetin denetiminde olan devlet şirketi ile iş yaptı. Geçtiğimiz günlerde Irak ile iş yapan petrol ve akaryakıt şirketlerine gelen bir yazı ile ticari görüşmelerin bundan böyle Kuzey Irak yetkilileri ile yapılması gerektiği bildirildi.
İlgili bakan dün esti köpürdü, “Bize oldu bitti yapılamaz” dedi. Bu “oldu bitti” Kuzey Irak Kürt yönetimini resmen tanımak anlaına geliyor. Bakan konuyla ilgili öfkeli sözler söylerken “bizim muhatabımız Bağdat’taki merkezi yönetimdir” dedi.
Bağdat’ta merkezi bir yönetim yok ve işgalin ilk günlerinden itibaren bir merkezi yönetim olma ihtimalinin bulunmadığı da belli. Ankara’nın “Irak’ın bağımsızlığı ve bütünlüğü” konusundaki beyanatları sadece “iyi niyetli dilekler”dir. Çünkü Amerikan yönetimi ve işgal kuvvetleri de Irak’ta bundan böyle bir “bağımsızlık ve bütünlük” olmasının mümkün olmadığını görmüş ve itiraf etmiştir.
Ankara hâlâ bunu göremiyor ve olmayacak dualara amin diyerek dış politikasını yürütmeye kalkıyorsa, elde edilecek sonuçlar her zaman Türkiye’nin aleyhine olacaktır.
O politikalar çöktü
Şu ana kadar “elde edilen” sonuçlara bakıldığı zaman Ankara’nın Irak ve Kuzey Irak politikasının çöktüğü ayan beyan görülmektedir.
Ankara, Kuzey Irak’ta fiilen bağımsız bir Kürt devleti konusunda hep kuşku belirtmiş, çeşitli şekillerde bunu istemediğini bildirmiştir. Ama sonuçta Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi, fiilen bağımsız bir devlete götüren adımları atmaya devam ediyor.
* Kerkük’ün Kürt yönetimine girmemesi için tehdit dahil bütün yollar kullanılmış, ancak Amerikan yönetimi tavrını değiştirmemiştir. Şehrin durumunu belirleyecek referandumun ertelenmesi istenmiş, ancak sonuç alınamamıştır. Referandum bu yıl yapılacak ve Kerkük’ün Kürt bölgesinde kalışı resmileşecektir. Bu da Ankara’nın resmi politikasının sonuçsuz kalması demektir.
Ankara’nın asli görevi
Bunları daha önceden görmek, Türkiye’nin çıkarlarını gerçekler üzerine kurulacak politikalarla korumak Ankara’nın görevidir. Bugüne kadarsa hep “Irak’ın bütünlüğü” tekerlemesi tekrarlandı durdu. “Kuzey Irak’a gireriz ha!” ve “Kerkük bizden sorulur yoksa siz bilirsiniz!” gibi tehditlerle sonuç alınmasının mümkün olmadığını Batı medyasını az buçuk izleyen herkes görebilirdi. Ama Ankara görmedi.
Türkiye’nin Irak ve Kuzey Irak politikasının barış ve herkesin refahı açısından tek bir yöne çevrilmesi gerektiğini son gelişmeler bir kez daha gösterdi. O yön de Kuzey Irak’taki Kürt devletinin “kardeş” olarak görülmesi ve bunun Türkiye’nin içerisindeki Kürt sorununun çözümü yolunda kullanılmasıdır.
Irak ve Kuzey Irak’la ilgili sorunları bunun dışında, özellikle de askeri yollarla çözmeye kalkışmanın Türkiye’nin başına açacağı dertleri görmemek için herhalde Ankara’da oturmak gerekiyor.
Gözleri kapalı siyaset
Ankara’nın Irak ve Kuzey Irak siyasetlerinin nasıl yanlışlar üzerine kurulduğu, bu siyasetleri üretenlerin geleceği göremedikleri bir kez daha ortaya çıktı
Haberin Devamı

