Haberin Devamı
Demokraside siyasetin temel kurallarından biri şeffaflıktır. Buradaki şeffaflık kavramı “belden aşağı vuruşlar”ın yasaklanmasını da içerir.
Komplo kurmak, medya üzerinden manipülasyon yapmak, rakibini gizlice dinlemek, özel hayatları kullanmak gibi faaliyetlerin çoğuna karşı yasalar vardır, benzeri kimi davranışlarsa hukuken yasak olmamasına karşın ahlaki olarak yasaktır.
Bu ahlak ya da etik düzen herkes için geçerlidir, iktidar için de geçerlidir, iktidar dışı için de geçerlidir.
Ankara bir süredir hukuki yasakları da ahlaki yasakları da tümüyle bir kenara bırakmış, garip bir gölge savaşının içine düşmüş durumda.
Bu savaşta her yol kullanılıyor. Komplolar da kuruluyor, herkes birbirini dinliyor, izliyor; medya kullanılarak propaganda yöntemlerinin her türlüsüne başvuruluyor. Henüz özel hayatlarla ilgili bir faaliyet ortada görülmese de, bu kadar gizli dinleme ve izlemenin sonucu olarak, savaşın bu alana da yayılması sürpriz olmayacaktır.
Ankara, demokrasiyi kendi kuralları içinde yaşamayı hâlâ öğrenemedi. Ankara öğrenemediği için de ülke öğrenemiyor.
Sadece gizli dinlemeler değil, üçüncü bin yılın ilk on yılı biterken, Ankara’da hâlâ darbe konuşuluyor, darbe planları ortaya çıkıyor.
Bir süre önce gündeme düşen, uzun süre tartışılan ve halen dava konusu olan “irtica ile mücadele planı,” elde edenler tarafından ortaya çıkarılırken bile “oyun” oynanıyor. Böyle bir plan gerçek olsa da, planı elde eden ya doğrudan yargıya gider ya da medya üzerinden önce kamuoyuna iletilir, bu yolla yine yargıya ulaşırdı. Ama öyle olmadı, önce ortaya bir fotokopi çıktı, bu fotokopi üzerinde tartışmalar oldu, Genelkurmay Başkanı “kâğıt parçası” dedi, sonra belgenin aslı ortaya çıkarıldı. Belge gerçek olsa da onu kullanarak böyle oynanması “etik” değildir. Ama oyunu oynayanlar amaçlarına ulaşmış, Genelkurmay Başkanı’nı zor durumda bırakmışlardır.
Son “suikast timi” olayı da Ankara’daki gölge savaşlarının ürünü gibi görünüyor. Hedef olduğu iddia edilen siyasilerin duyarlılığı, hatta duygusal tepki vermeleri çok doğaldır. Doğal ve doğru olmayan daha soruşturmanın başında haberin medyaya sızdırılması ve açık yasa hükmüne rağmen, başta siyasiler olmak üzeren herkesin yorum yapmaya devam etmesidir.
Ankara’daki gölge savaşları halen daha büyük bir kaosun yaklaşmakta olduğunun ipuçlarını taşıyor. Bu gidişi durdurması gereken yetki sahipleri, hızla hareket etmedikleri sürece onlar hakkında da savaşın tarafları olduklarına ilişkin kuşkular yoğunlaşacaktır.

