Gizli dinleme gerçekleri

Haberin Devamı

Telekulak rezaletleriyle ilgili olarak karşılıklı suçlamalardan ortaya çıkan bir açık gerçek var: İktidar ve imkân sahibi olanlar kendilerine göre “karşı taraf” ya da “düşman” tayin ettiklerini, herhangi bir hukuki ya da etik kaygı gözetmeden dinliyor.

Bunun örnekleri günlerdir, haftalardır basında yer alıyor. Dinlenenler arasında Başbakan da var, Genelkurmay Başkanı da var, gazeteciler de var, şirket yöneticileri de var.

Gazete arşivleri taranacak olursa onlarca, yüzlerce dinleme olayı bulunacaktır.

Kendisine dinleme talebi iletilen bir hâkimin, bazı telefon numaraları hakkında dinleme onayı verirken, numaraların arasına yanlışlıkla kendi numarasını eklemiş olması da bu işlerin “hukuki” düzeyde de ne kadar “gevşek” yürütüldüğünün gülünç örneği olarak kayda geçti.

***


Gizli dinleme konusunda çarpışan tarafların aslında birbirlerinden bir farkı olmadığını, bu iktidar imkânını kullanma meselesine Ankara’dakilerin hiçbirinin “hukuk”, “demokrasi” ve “insan hakları” açısından bakmadığını yine bir CHP’li milletvekili kanıtlamış oldu.

Bu vekil, AKP hükümetinin gizli dinleme uygulamalarını eleştirirken “Bugün dinleyenler yarın dinlenen olacaktır” deyiverdi!..

Neden “bugün dinleyenler yarın dinlenen olsun?”

Bu vekil, “Yarın siz de böyle bir haksızlığa uğramayın diye uğraşıyor, sizi doğru yola çekmeye çalışıyoruz” diyemiyor.

Onun özlemi de bir gün iktidar koltuğuna oturduğunda, bu haksız muamelenin aynısını, daha önce kendisine yapmış olanlara yapmak.

***


Böyle bir savaş ruhu içinde yaşayan, hukuk ve etik kavramlarını unutmuş olarak kendi içinde yaşadığı çarpık bölünmeyi bütün ülkeye yayan Ankara, gittikçe artan bir hızla gerçek sorunlardan uzaklaşma yolunda.

Taraflar bu savaşın ucunda kazanan olmayacağını, herkesin, en başta da Türk halkının ve demokrasinin kaybedeceğini görmemekte ısrar ediyor.

Zaten öyle bir kaygıları da bulunmuyor, onlar için esas olan Ankara’daki iktidar mahfilleri olarak gördükleri mevzileri tutmak ya da ele geçirmektir.

Kimse Ankara’daki dökülmenin dışında kalamıyor, kimse bu dökülmeye savaşan tarafların dışında bir gözle bakıp yeni bir vizyon getiremiyor. Kocaman bir ülkeyi bu iktidar savaşının içine hapsettiler.

DİĞER YENİ YAZILAR