Gidelim mi gitmeyelim mi?

Orta Doğu'da gerçek bir savaş var. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İsrail, Irak, Suriye, İran, Filistin'in yanısıra radikal İslamcı örgütler Hizbullah, Hamas ve El Kaide de savaşın tarafları

Haberin Devamı

Orta Doğu'da gerçek bir savaş var. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İsrail, Irak, Suriye, İran, Filistin'in yanısıra radikal İslamcı örgütler Hizbullah, Hamas ve El Kaide de savaşın tarafları. Kuzey Irak'taki Kürtler de şu anda sıcak çatışmaların içinde olmamalarına rağmen savaşın tarafıdır.

Biraz daha doğuda, Afganistan'da da fiili savaş durumu var. Bu ülkedeki El Kaide-Taliban etkinliği kırılmış değil.

Kuzeydoğu'da Azerbaycan ile Ermenistan arasında gerçek bir barış sağlanmış değil, taraflar halen çatışmasalar da "savaş halinde" beklemede.

Bir harita alıp yürütüldüğü alanlara baktığımızda bu savaşların boyutunu daha kolay anlayabiliriz. Azerbaycan ile Ermenistan arasında yakınlarda sağlanmış olan bazı temaslar bir yana bırakılırsa, bölgedeki diğer savaş alanlarının tümünde yangının büyümekte olduğunu görüyoruz.

* Türkiye bu savaş yangınında taraf değil. Bazı cin fikirliler, savaşın yürüdüğü toprakların tümünün Osmanlı İmparatorluğu'nun parçaları olduğundan yola çıkarak Türkiye'nin bu savaş ortamında etkili bir barış unsuru ve hakem olabileceğini sanıyor.

Haritanın üzerine savaşanları tek tek işaretlediğimiz zaman Türkiye'nin bu savaşın hiçbir yanında olamayacağını görmemiz kolaylaşır.

Sorunun cevabı belli
Amerikan yönetimi, daha birinci Körfez Savaşı'ndan başlayarak Türkiye'ye daha etkin roller biçmiştir. Tabii ki bütün bu roller, Amerikan stratejileri içinde yer buluyor. Kuşkusuz bu rollerin her biri Türkiye'yi savaş alanına biraz daha yaklaştıracaktır.

İkinci Körfez Savaşı'nda Türkiye'nin kuzey cephesi için destek vermemesi Amerikan şahinleri için bir öfke kaynağı olmuştu. Ama geçtiğimiz döneme bakıldığında Türkiye'nin Bush yönetimi ile sorunlar yaşamasına rağmen Meclis'in "savaştan uzakta kalma" kararının ne kadar yerinde olduğundan kuşkulanmak bile imkânsızdır.

* Amerikan yönetimi Lübnan'ın güneyini kontrol edecek "aktif" barış gücü içinde Türkiye'nin yer almasını istiyor, bu görüşü savunanlar kamuoyunu ikna çabalarını sürdürüyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Güney Lübnan'da Hizbullah ile "savaş" pozisyonu almasının yaratacağı sonuçlar için yine haritaya bakmak yeterlidir.

Gidelim mi gitmeyelim mi sorusunun cevabı asla tartışmalı değildir. Türkiye bu savaştan ne kadar uzak durursa ülke için o kadar faydalı olacak, bölgedeki asıl etkinliği de bu sayede artacaktır.

* Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu değildir ve olma ihtimali de yoktur. Ama bu yangına her bulaşanın bir tarafının alev alacağı kesindir. Bu konuda düşünen herkes önce haritaya baksın.

DİĞER YENİ YAZILAR