Bir konuda istemediğin, katılmadığın hatta aslında karşı olduğun bir noktaya açıkça karşı çıkmamak, tersine, katılıyormuş gibi yaparak o hususun hayata geçirilmesini engellemeye çalışmak fazlasıyla doğulu bir üsluptur. Bu üslup ne yazık ki hayatımızın birçok alanında çok yaygın.
Türkçede bu durumu anlatan "kaçak güreşmek" gibi deyişler de vardır. "Gibi yapan," o konu neyse, onun için çalışır görünür ama asıl derdi o konu için çalışanları engellemektir. Bu tavrın bir türü de "Bizde olmaz, bize uymaz ama deneyelim" tepkisiyle ipe baştan un sermektir.
* Türkçe dışındaki dillerde yayın yapılmasını sağlayan yasa çıkalı yıl oldu. O günden bugüne, hiçbir derde deva olmayan ve aslında yayın yapılmamasını amaçlayan bir yönetmelik çıkarıldı. Bu bile zar zor çıkarıldı. Aradan bu kadar süre geçti, TRT Yönetim Kurulu yarın toplanarak bu konuyu görüşecek. TRT'nin bu konudaki tavrını belirlemesi de kuşkusuz aylar alacaktır. Kimileri Yönetim Kurulu üyelerine çeşitli baskılar yapacaklar, kimileri sorumluluğu başkasına atmak için çaba göstereceklerdir.
Bu görüntünün anlamı, Türkçe dışındaki dillerde yayın yapılmaması için sürekli engel çıkarmaktır. Sonuçta engellemeden kimin ne kazanacağı son derece kuşkuludur. Çünkü sonunda bu iş yapılacaktır. Kazanılan sadece zaman kaybıdır. Bu zaman kaybını sağlayanlar belki "görevlerini yapmış olmanın huzuru" içinde olabilirler. Ankara'daki "kamu" kuruluşlarının büyük binalarının karanlık koridorlarında "bazıları" yine gerine gerine yürümeye devam edebilirler.
Sonunda Türkiye kaybediyor
Bu mantığın sahipleri, Kürtçe kursunun açılmasını, kapısının yönetmeliğe göre dört santimetre küçük olduğu gerekçesiyle erteletmişti. Sonra kurs açıldı. Ama bu kursların kapılarında "izdiham" yaşanmıyor.
* "Gibi yapmanın" bir başka örneği de Devlet Güvenlik Mahkemeleri konusunda görülmektedir. Bu mahkemeler olağanüstü yargı kurumları olarak oluşturulmuş ve öyle çalışmışlardır. Şimdi hazırlanan yasa DGM'leri kaldırmakta, buna karşılık görevleri hemen hemen aynı olan yeni ağır ceza mahkemeleri getirmektedir.
DGM'lerin adının değiştirilmesi "gibi yapmanın" tipik bir örneğidir. DGM'ler kaldırılmış olmakta ama aslında kaldırılmamış olmaktadır. Böyle bir yasa çıkacak, yine tepki gelecek, büyük olasılıkla Avrupa Birliği bu konuyu raporuna alacak ve tekrar yeni bir kanun çıkarılacaktır.
Sonuç yine zaman kaybıdır.
"Gibi yapma"nın zaman kaybetmek dışında hiçbir yararı yoktur. Zaman kaybeden de Türk halkıdır, Türkiye'dir.
"Gibi yapmak" hastalığı
Bir konuda istemediğin, katılmadığın hatta aslında karşı olduğun bir noktaya açıkça karşı çıkmamak, tersine, katılıyormuş gibi yaparak o hususun hayata geçirilmesini engellemeye çalışmak fazlasıyla doğulu bir üsluptur. Bu üslup ne yazık ki hayatımızın birçok alanında çok yaygın
Haberin Devamı

