Gerilimi artırmak

Haberin Devamı

Doğrudur, Türkiye’de artan bir gerilim ortamı var. Siyasiler de birbirlerini gerilimi artırmakla suçluyor. Tayyip Erdoğan’a göre ise gerilimi CHP ve ondan da çok basın artırıyor...

Bugünkü gerilimi anlamak için biraz geriye gitmeliyiz. İki yıl önce ekonominin gidişatından herkes memnundu. Enflasyon tümüyle hâkimiyet altına alınmıştı. Avrupa Birliği reformlarının devam etmesi bütün tartışmalara rağmen herkesi memnun ediyordu. Sonra yine ortaya üzerinde çok geniş bir fikir birliği bulunan “yeni anayasa” konusu çıktı. Bu tartışma bir anda olabilecek en yanlış şekilde “türban”a sıkıştı.

Tartışma sürerken cumhurbaşkanı seçimi geldi çattı. Ve vazo orada çatladı. Çankaya Köşkü’ne bir AKP’linin çıkması olasılığı belirdiği andan itibaren gerilim hızla tırmanmaya başladı. Tayyip Erdoğan da doğal olarak cumhurbaşkanı olmak istiyordu, ama yerini Abdullah Gül’e bıraktı.

Sonra Anayasa Mahkemesi kararı, sonra 22 Temmuz seçimlerinde AKP’nin yüzde 47 oy alması, ardından Gül’ün MHP desteğiyle seçilmesi... Ve türbanın Başbakan’ın yurt dışından başlattığı hızlı bir kampanya ile gündemin tek konusu ve en büyük gerilim alanı olması...

***


Bu sürece baktığımız zaman, gerilimin ana kaynağının AKP’nin tepesinin iki önemli konuda uzlaşma yollarını açacak siyasi girişimlerde bulunmak yerine “oy bende, benim dediğim olur” tavrını takınmasının olduğunu söylemek haksızlık olmayacaktır.

Cumhurbaşkanı seçim sürecinin başlamasından önceki hava ile bugünkü havayı kıyaslarsak göreceğiz ki, AKP elindeki bütün siyasi imkânları yanlış ve gerilimi artırıcı şekilde kullanmıştır.

Başbakan’ın bu konuda basını suçlaması da en basitinden ciddi bir tahammülsüzlük örneğidir. İtalya’da Berlusconi hakkında, Fransa’da Sarkozy hakkında, İngiltere’de Kraliyet ailesi hakkında basında yer alan yayınların ağırlığı ile bizdeki durum kıyas dahi kabul etmez. Kendi karikatürleri karşısında bu kadar tepki gösteren Erdoğan’a birisi bu ülkelerde yayınlanan karikatürleri ve basın eleştirilerini gösterse, sadece mutlu olacaktır.

***


Gerilimin kaynakları belli olduğuna göre, gerilimi ortadan kaldıracak tek güç, Meclis’te büyük bir çoğunluğu olan AKP’dir. AKP son bir yılını savaşla geçirdi ve bugün kapanma davası tehdidi altında. Kendisini kurtarmak için tekrar Anayasa ve yasalarla oynamasının yaratacağı sonuçları görmek zorunda olan da AKP’dir.

AKP son bir yılın özeleştirisini yapabilirse gerilimi yok etmenin yollarını da görebilecektir. Bunun tersine olacak her gidiş gerilimi daha da artıracak, Türk demokrasisinin önündeki tehlikeleri çok daha büyük boyutlara taşıyacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR