Geride kalan

Mal varlığı tartışmasından geride kalan sadece itibar kaybıdır. AKP durup dururken ortaya bir mal varlığı meselesi attı ve tartışma şu anda Erdoğan'ın kamuoyu önünde sıkışmasıyla noktalandı

Haberin Devamı

Mal varlığı tartışmasından geride kalan sadece itibar kaybıdır. AKP durup dururken ortaya bir mal varlığı meselesi attı ve tartışma şu anda Erdoğan'ın kamuoyu önünde sıkışmasıyla noktalandı.

Başbakan'ın kendi mal varlığını açıklamaması ve bunu yasal gerekçelere dayandırması inandırıcı değildir. Çünkü sözünü ettiği yasal gerekçeler, mal varlığı bildirimlerini teslim alan yetkililer açısından geçerlidir. Her siyasi kişi ya da her bürokrat kendi mal varlığını kamuoyuna açıklayabilir. Nitekim Meclis'te bulunan siyasi partilerin tümü kendi maddi varlıklarını açıklamışlardır.

Erdoğan'ın mal varlığı tartışmasında savunma çizgisini, CHP'yi İş Bankası hisseleri dolayısıyla suçlamaya kadar çekmesinin de herhangi bir inandırıcılığı yoktur. Atatürk'ün mirasında İş Bankası'ndaki hisseleri CHP'nin gözetimine bırakılmıştır. Bunların geliri ise Türk Dil ve Türk Tarih kurumlarına aittir.

12 Eylül döneminin asker yöneticileri, nereden akıllarına geldiyse bu kurumların yapısıyla ve kuruluş yasalarıyla oynamışlar, her ikisinin de özerk yapısını kaldırmışlardır. CHP bu nedenle İş Bankası'ndaki Atatürk'e ait hisselerin gelirlerini bu kurumlara ödemeyi reddetmektedir. Yıllardır bu konuyla ilgili davalar sürmektedir.

Başbakan böyle bir konuyu CHP'ye saldırı amacıyla kullandı ama mal varlığı tartışmasıyla bu meselenin bir ilgisi yoktur.

Şüyuu vukuundan beterdir
Erdoğan'ın, siyasette yükselmeye başladığı döneme kadar mütevazı bir iş ve toplum yaşamı olduğu bilinmektedir. Siyasette yükseldiği günlerde bile çocuklarının Amerika'daki eğitim masraflarını yakın bir işadamının bursuyla karşıladığını da bizzat kendisi açıklamıştı.

Önemli bir siyasi kişinin günlük geçim dertleriyle uğraşmaması için yasal sakınca bulunmayan yöntemlerle desteklenmesi doğal görülebilir. Ancak şu anda mesele bunu da aşmıştır. Görüntüde, mal varlığını açıklamayı reddeden bir Başbakan bulunmaktadır.

AKP'nin 2002 seçimindeki galibiyetinin önemli nedenlerinden biri, o dönemde sahnede bulunan merkez sağ partilerin tümünün şaibelere bulaştığı iddialarıydı. Halk bu dönemi geride bırakmak için "yeni" ve "dürüst" bir seçenek aramış, AKP'yi seçmişti. Bugünse, Başbakan'ın giriştiği son "sinirli" tartışma ve "açıklamam" iddiasının AKP'ye oy verenler tarafından bile olumlu karşılanması zordur.

Şu anda bütün Türkiye Başbakan'ın mal varlığını konuşuyor.

Bu da eski deyimle, "şüyuu vukuundan beter" durumudur.

AKP yine kendi kendisini zor duruma sokmuş ve hiç gereği yokken kendisini ve toplumu germiştir.

Geride kalan budur.

DİĞER YENİ YAZILAR