Haberin Devamı
İmar meseleleri, özellikle de sahil şeridinin imara açılması konuşulduğunda meseleyi tam bilmeyenler için çok anlamı olmayan "yüzdeler"den söz edilir.
Birileri der ki "Ne olacak, yüzde 10 imar verilir, böylece yüzde 90 korunur".
Başka birileri de "Bu tabiat sonuçta insan içindir, insanın yararlanması içindir..."
Böylece baltalar, dozerler çalışmaya başlar. Ve bugün birçok sahil yöremizin kurtulamadığı bir kıyım, adım adım gerçekleşir.
Son olarak Kültür ve Turizm Bakanı, Ege ve Akdeniz sahillerinde, henüz yağmaya açılmamış kıyı şeridinde yüzde 10 oranında imara açma kararı aldı.
Bu "yüzde 10"un pratikte ne ifade ettiğini bir uzman şöyle anlatıyor:
"Görünen o ki şehircilikte 'kullanarak koruma' olarak bildiğimiz yaklaşımı Bakanımıza enjekte etmişler. Ayrıca 'Yüzde 10 da çok düşük bir inşaat emsali, doğa bozulmaz sayın Bakanım' demişler. Ancak 'kullanarak koruma,' çevre, kültür, estetik, mimarlık bilinci yüksek ortamlarda geçerlidir. Doğal ve kültürel açıdan hassas bölgeleri kendi başlarına ıssız bırakmak yerine düşük yoğunluklu imar hakları vererek buraya yerleşecek sakinlerin bizzat buraya sahip çıkmaları ve korumaları beklenir. Birkaç istisna dışında ülkemizde bu bilincin henüz yerleşmediğini, insan giren doğanın talan edildiğini, vur deyince kırdığımızı Bakan'a hiç söylememişler..."
Bu cümlelerin yazarı mimar ve şehirci Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp. Bu konudaki duyarlıklarını siyaset alanına aktarmak için birkaç kez yerel yönetime aday olan Alp, "yüzde 10" meselesini de şöyle açıklıyor:
"Yüzde 10 inşaat emsaline gelince; bunun da kağıt üzerinde kaldığını, akıllı yatırımcılarla kurnaz mimarların mevzuat içinde kalarak bunu rahatça ikiye katlayabildiklerini Bakan'a hiç söylememişler. Yüzde 10 inşaat emsaline kapalı garaj, sığınak, tesisat mekânları gibi emsale girmeyen alanlar, aynı şekilde çatı aralarında kullanılan alanlar, arazi meyilinden kazanılan katlar, küçük kaçak ilaveler eklenince yüzde 10 inşaat emsali mevzuat açıkça delinmeden kolaylıkla yüzde 20'leri dahi geçebilmektedir."
Anlatan, hilelerin nasıl yapıldığını bilen bir mimar olunca bunlara inanmak gerekiyor.
Alp, bu talana örnek olarak İstanbul Boğazı'nı gösteriyor. Boğaziçi'nde inşaat emsali yüzde 5 olarak verilmişti. Bugün Boğaziçi kaybedilmiş haldedir, yüzde 30'u kaçak yapılaşmadır, 2000 bina için yıkım kararı vardır ama uygulanamıyor.
Prof. Alp çok açık ve kısa şekilde bugüne kadar neler olduğunu ve neler olacağını anlatıyor. Anlamayanların niyetlerinden kuşkulanmak son derece doğal. Ülkemizin doğasının önemli bölümü "rant" alanı oldu, bari kalanını kurtaralım.

