Haberin Devamı
PKK’nın can yakıcı birçok saldırısının, ülkede barış dilinin öne çıktığı, iyimser beklentilerin yükseldiği anlarda gerçekleşmesi herhalde tesadüf olamaz. İklim ılındığı anda önümüzde bir şehit dağı yükseliyor ve kanımız çekiliyor, dilimiz bozuluyor.
Bunu yapanlar bugüne kadar gerçekten başarılı oldular.
Kim onlar?
“Onlar”ın kim olduğunun, uzun süredir bir önemi de yok.
“Onlar” PKK yönetiminin bizzat kendisi de olabilir, PKK’nın kontrol edemediği ve bilinmez güçlerin kontrolüne girmiş unsurlar da olabilir.
“Onlar” kim olursa olsun, artık önemli olan “Onların” tezgâhına gelmemektir.
Silahla gidilecek bir yol kalmadığının, Kürt siyasetinin birçok ismi tarafından, hatta PKK’nın ikinci adı tarafından da aynı açıklıkta olmasa da dile getirilmiş olması ciddi bir “psikolojik” eşiğin aşıldığını gösterdi.
Bu eşik, silahların nasıl bırakılacağının konuşulacağı eşiktir.
Son saldırı da daha önceki benzerleri gibi, bir geri dönüşü hedefliyor. Sekiz şehidin yarattığı acı ve öfke, çözüm karşıtı cepheye bir kez daha soluk verdi. Ama şu anda, geçmişe göre önemli bir fark var, CHP artık çözüm karşıtı cephenin içinde değil.
Silahların susması için gereken her şeyin yapılması noktasında, insanları en çok rahatsız etmesi beklenen birçok konu, Öcalan’ın ev hapsi bile serinkanlı bir şekilde konuşulurken kimilerinin kafasında “Bu işi Erdoğan çözer” cümlesi bir korku ifadesi olarak çakıldı.
O kafanın kaba, acımasız hesabında, “bu işi çözüm yoluna AKP sokmasın, eğer başarılı olursa daha yıllarca iktidarda kalır” mantığı sekiz askerin de, seksen askerin de seksen bin insanın da canından daha büyük ağırlık taşıyor.
Karayılan yalan söylüyorsa da, Öcalan ikili oynuyorsa da, PKK’nın içindeki bazı unsurlar başka güçlerin oyuncağı olsalar da bugün “barış dili”nden taviz vermeme aşamasına gelinmiştir. Siyasi irade; AKP de CHP de son tuzağa düşmüş görünmüyor.
Bu siyasi irade “barış dili”ni yukarda tuttukça, “çözüm karşıtı” cephenin günlük tahriklerinden uzak durdukça o cephe biraz daha çökecektir.
“Şehitlerimizin kanını yerde bırakmadık” sözünü söyleme hakkına sahip olacak olan da sadece barışı, bir daha şehit cenazesi gelmemesini sağlayacak olandır.

