Gerginliğin bir nedeni

Ankara'daki gerginliğin nedenlerinden biri daha ortaya çıktı. AKP'nin yaptırdığı seçim araştırmalarına göre, 6 ay önceki yüzde 50'yi aşma umutları suya düşmüştür

Haberin Devamı

Ankara'daki gerginliğin nedenlerinden biri daha ortaya çıktı. AKP'nin yaptırdığı seçim araştırmalarına göre, 6 ay önceki yüzde 50'yi aşma umutları suya düşmüştür.

Birkaç kuruluşa yaptırılan araştırmalara göre, "bugün seçim olsa" AKP'ye oy vereceklerin oranı yüzde 40-44 arasında değişmektedir. Bu, son yerel seçimde alınan yüzde 41,7'lik oy oranını ancak korumak anlamına geliyor.

Altı ay önce yine AKP tarafından yaptırılan araştırmalarda bu oranların yüzde 44-49 arasında olduğu dikkate alınırsa, AKP'nin altı ayda kaybettiği oy oranının yüzde 5 olduğu düşünülebilir.

* AKP 2002'de yüzde 34 oy almıştı. 2004'te bu oran yüzde 41,7'ye çıktı. 2005 yılının araştırmalarında da en yüksek noktaya ulaşıldı.

Dolayısıyla son birkaç aydır AKP'nin kan kaybettiğini söylemek yanlış olmaz.

Bu kan kaybının nedeninin son dönemde ardı ardına gelen beceriksizlikler olduğu ortadadır. Her siyasi tartışmadan AKP yaralı çıkıyor. Merkez Bankası'na başkan ataması ya da Milli Eğitim'de önemli istifalar, hatta Unakıtan tartışmaları, AKP'nin aleyhine çalışan olaylara birkaç örnektir.

Bunlara AKP'li kadroların "ihale merakı" ile "ilgileri" de eklenince, AKP'nin bir kesiminin "dünya işleriyle" fazlasıyla ilgili olduğu görüşü de yaygınlık kazandı.

Öfke çare değil...
Türkiye'de iki seçim arasındaki süre hiçbir zaman 4 yılı aşmamıştır. Eğer AKP hükümeti dayanırsa ilk kez bir hükümet, yasal süresini doldurmuş olacak.

Türkiye'nin dinamikleri çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla siyasetin ana eksenleri de sürekli değişiyor. Bu da her zaman iktidarı yıpratan, çabuk eskiten bir süreçtir. AKP hükümeti de dördüncü yılının sonuna yaklaşırken aynı durumla karşı karşıya kalmıştır.

Bu iniş sürecine belli ölçüde hakim olmanın yolu, hükümette değişiklik yapmaktır. Tayyip Erdoğan bunu yapmadı. İkinci ve kesin çözüm, erken seçimdir. Tayyip Erdoğan buna da direniyor.

* Ekonomide şu anda bir mini-kriz yaşanıyor ve ulaşacağı boyutlar henüz tam olarak bilinmiyor. Eğer ekonomik belirsizlik devam ederse, hiç kimse "dış konjonktür" lafına, gerekçesine itibar etmez. Yine en ağır eleştiriler ve tepkiler hükümete yönelir.

AKP'nin yönetim zaafları, birikim ve kadro eksiklikleri her gün biraz daha açığa çıkıyor. Bunun en doğal sonucu da seçim araştırmalarında AKP'ye oy verecek olanların oranının düşmesidir. AKP buna hazırlıklı olmalıdır. Bu hazırlığın temel koşullarından biri de öfke nöbetlerinden kurtulmaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR