Gergin bekleyiş

Avrupa'nın başkenti sayılan Brüksel yine yoğun bir Türk akınına uğradı. Siyasiler, lobiciler ve gazeteciler bugün başlayacak zirve öncesinde "mevzilenmiş" durumda

Haberin Devamı

Avrupa'nın başkenti sayılan Brüksel yine yoğun bir Türk akınına uğradı. Siyasiler, lobiciler ve gazeteciler bugün başlayacak zirve öncesinde "mevzilenmiş" durumda.

Her kesimden "Türk heyetleri" dün sabahtan itibaren Brüksel'de toplanmaya başladı. Akşama doğru Başbakan Tayyip Erdoğan'ın gelmesiyle "toplanma" tamamlandı.

Haftalardır süren Türk çıkarmalarını izleyen Avrupa Birliği Komisyonu yetkilileri, daha önce hiçbir ülkenin Brüksel'e böylesi bir çıkarma yapmadığını tekrar ediyorlar.

Bu durum onları da, Türkiye'nin "iradesi" konusunda giderek daha fazla etkiliyor. Avrupa Birliği'nin çeşitli organlarında görevli kişilerin ve burada yerleşik gazetecilerin Türklerden daha rahat olduklarını da söylemek gerekiyor.

Onlar Türkiye'nin istediği sonucun zirveden çıkacağına daha fazla inanıyorlar. Tabii ki bizim fazlasıyla üzerinde durduğumuz konular, Kıbrıs sorunuydu, Ermeni kıyımıydı, onlar için fazla önemli değil. Üstelik Türklerdeki bazı takıntıları anlamakta da güçlük çekiyorlar.

Asıl sorun ekonomi...
Avrupa Birliği Komisyonu'nda görevli diplomat ya da bürokratların ortak sorusu şöyle özetlenebilir: Türkiye'nin bundan sonraki asıl sorunu tümüyle ekonomi. Avrupa Birliği üyesi ülkelerle Türkiye'nin arasındaki ekonomik fark kolay kapanacak bir fark değil. Ve eğer Türkiye bir gün AB üyesi olursa tek özelliği dininin İslam oluşu ya da nüfusunun büyüklüğü olmayacak, en ayırt edici özelliği belki de ekonomisi olacak.

* Söyledikleri şu: AB üyesi olsanız da, siyasi meseleleri aşsanız da ekonomik meseleleri aşmanız çok zor olacaktır; AB'nin en fakir, en geri ülkesi olacaksınız.

* Fransız liderlerin gündemde tuttuğu "Ben halkıma sorarım" meselesi de Brüksel'den bakıldığında hiç önemsenmiyor. "On yıl içinde o kadar çok şey değişecek ki, Avrupalıların, Fransızların Türk halkı hakkındaki kanaatleri de defalarca değişebilir..."

* Avrupa'nın başkentinde Türkler heyecanlı, AB yetkilileri daha sakin. Yine de, bu akşam yemeğe oturacak liderler arasında Türkiye'ye "kapıların kapatılmasını" isteyecek olan yok.

Kuşkusuz zirvenin kararında her cümlenin nasıl kaleme alındığı bile bundan sonraki görüşme sürecinde etkili olacak. Bunlar arasında Kıbrıs görece daha kolay "atlatılabilecek" bir mesele. Ama Türk vatandaşlarının serbest dolaşımı meselesini çözmek Kıbrıs'tan çok daha zor olacak.

Bu akşamki zirve yemeği öncesinde büyük olasılıkla Chirac, Schröder ve Erdoğan bir araya gelecek ve son uzlaşma bu üçlü görüşmede sağlanacak.

***

Brüksel havaalanında pasaport kontrolü yapan polis "İkinci kuşak" bir Türk genciydi. Pasaporta baktı ve hemen sordu: "Sizin fikriniz nedir. Türkiye için iyi bir karar çıkacak mı?"

Türkçesi kırıktı ama soruyu Türkiye'de herkesin sorduğu gibi sormuştu. "İyi çıkacak" deyince "İnşallah" dedi ve pasaportu damgaladı.

DİĞER YENİ YAZILAR