Gerekçe anlatılmalı

AKP hükümeti, Lübnan’a askeri birlik gönderme kararını uygulamak için oldukça hızlı hareket ediyor. Parti grubu toplanacak, ancak karar almayacak. Sadece hükümet, ters bir durum olmaması için milletvekillerini ikna etmeye çalışacak

Haberin Devamı

AKP hükümeti, Lübnan’a askeri birlik gönderme kararını uygulamak için oldukça hızlı hareket ediyor. Parti grubu toplanacak, ancak karar almayacak. Sadece hükümet, ters bir durum olmaması için milletvekillerini ikna etmeye çalışacak.

Meclis’in olağanüstü toplantısı da önümüzdeki hafta başında yapılacak.

Hükümetin hareket planı şimdilik bu kadar. Ancak bu planda en önemli unsur bulunmuyor. Bu da, Türk halkına asker gönderme kararının gerekçelerinin çok açık olarak anlatılmasıdır.

İtalyan hükümeti, barış gücünün komutasına talip olurken, geçen dönemlerde Orta Doğu politikasının fazla dışında kalındığını, bu şekilde tekrar bölgede etkili olmayı amaçladıklarını anlattı. Bu, iç politikaya dönük bir güç gösterisi olabilir, ama bu da bir “politika”dır.

AKP hükümeti, şu ana kadar Türkiye’nin bölgeye asker göndermesiyle ilgili olumsuz görüşlere hiçbir açık cevap vermemiştir.

Gerekçe, hem ABD hem İsrail hem de Lübnan hükümetinin istekte bulunmuş olması olabilir. Böyle ise de durum kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır. “Stratejik müttefikimiz ve İsrail’in ısrarlı talepleri üzerine bu kararı aldık” denilebilir. O zaman bunun karşılığının ne olduğu da söylenmek zorundadır.

***

Birinci Körfez Savaşı öncesinde Turgut Özal’ın sloganı “bir koyup beş almak” şeklindeydi. Dönemin Amerikan yönetiminin çeşitli vaatlerde bulunduğu da bu sözlerden anlaşılıyordu. Ancak Özal da sonradan açıkladı; Amerikan yönetimi sözlerini tutmak yerine tam tersine, Çekiç Güç’ün Kuzey Irak’taki faaliyetleriyle Türkiye’yi rahatsız edecek işlere girişmişti.

Türkiye’nin İsrail-Filistin-Lübnan hattındaki sıcak bölgede varolmasının önemli siyasi gerekçeleri olmak zorundadır.

Bu siyasi gerekçeler düşünülürken, akıldan çıkmaması gereken mesele de bölgedeki Amerikan stratejisinin Suriye ve İran hattına doğru yapacağı hamlelerdir.

Bu hamleler başladığı zaman yine Amerikan yönetiminin Türkiye’den yeni talepleri gündeme gelecektir.

Orta Doğu krizi, Güney Lübnan’daki küçük bir bölgede bitmiyor. Filistin de Suriye de İran da bu krizin önemli tarafları. Irak da bu krizin savaş alanlarından biri.

AKP hükümeti Meclis’ten karar çıkartmadan önce kamuoyuna bütün gerekçelerini ve Orta Doğu politikasının hedeflerini açıkça anlatmadığı takdirde her türlü sıkıntı daha büyük yaralara yol açacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR