Haberin Devamı
Onur” kelimesini fazla sık, olur olmaz ve incir çekirdeğini doldurmayan konular için kullanmak gibi bir alışkanlığımız var.
Şu anda Türkiye’nin, bütün Türk vatandaşları için namuslu dürüst, insanlığı önemseyen bütün Türk vatandaşları için gerçek onur sorunu Hrant Dink cinayetinin bütün boyutlarıyla ortaya çıkmasıdır.
Dink cinayeti, ülkenin belli kesimindeki ruhsal çürümenin simgesidir. Bu ruhsal çürüme insan düşmanlığının, nefretin ve ırkçılığın beslendiği bataklık olarak ne yazık ki toplumumuzun değişik çevre ve kurumlarında da yaşıyor.
Hrant Dink davasına devam ediliyor. Bugüne kadar yaşananlara bakıldığında sanık ve sanık destekçilerinin ruhsal bozukluğu çok dikkat çekiyor. Irkçılık, insandan nefret, bir ruhsal bozukluk halidir.
Bu davayla ilgili olarak sanıkların tavırlarında dikkat çeken bir unsur da rahat oluşlarıdır. Rahatlığın kaynağı sanıkların çeşitli beyanlarından anlaşılan “biz korunuruz, bu işten kurtuluruz” kanaatinde ortaya çıkıyor.
Dava sürecinde beliren bir kuşku vardır. Dink cinayeti neredeyse birçok önemli kamu görevlisinin gözü önünde ve bilgisi dahilinde işlenmiştir. Bu kuşku, bazı kamu görevlilerinin beyanlarıyla, ama aynı zamanda bazı kamu kurumlarının gösterdiği “direniş”le giderek daha inandırıcı hale geliyor.
Hrant Dink’in katilinin yakalandığı sırada gerek polis gerekse jandarmada gördüğü muameleden bile rahatsız olmamış “yetkili”ler oluşu da bazı “kamu” kimlikli zevatın kendilerini o katiller sürüsüne yakın gördükleri gibi korkunç bir durumu da yansıtıyor.
Hrant Dink cinayeti davası, ülkenin uygarlık yolunda sağladığı gelişme açısından gerçek bir simgedir, o yüzden de Türk halkının onur sorunudur.
Bu cinayet ve dava sürecindeki gelişmelere bakıldığında mevcut siyasi iktidarın “ürkekliği” de çok dikkati çekiyor. AKP hükümeti ve sorumluları sanki bu olay onları hiç ilgilendirmiyormuş gibi bir tavır içinde. Bu tavır da sanıklara ve destekçilerine belli bir güven duygusu veriyor.
Hrant Dink cinayeti davası, bu ülkenin ruh hastası katil çetelerine teslim edilip edilmediğini gösterecektir.
Bu cinayet eğer bütün boyutlarıyla ortaya çıkar ve bu ruh hastası katil sürülerine hem devlet hem yargı hem de toplum hak ettikleri muameleyi gösterirse Türkiye’nin “çağdaş uygarlığı” yakalamada önemli gelişme sağladığını göreceğiz.

