Genelkurmay’ın katılması

Haberin Devamı

Belge tartışmalarında Genelkurmay sürekli olarak “savunma” konumunda bulunuyor. Basında yer alan haberler ya yalanlanıyor ya “düzeltiliyor.”

Yer altına gizlenmiş silahlarla ilgili olarak Genelkurmay Başkanı’nın bizzat yaptığı açıklama kendisini ve kurumu güç durumda bıraktı. Benzer bir durum “ıslak imzalı belge” konusunda yaşandı. Genelkurmay Başkanı’nın “kâğıt parçası” sözünün yer aldığı beyanatının internet sitesinden çıkarılması, yine kendisi açısından net olmayan kuşkulu bir durumun varlığını gösteriyor.

Son “iç harp oyunu” belgesinin, içindeki bazı ayrıntıların reddedilmesine rağmen resmen kabul edilmesi, bu tür “zihin idmanları” nın kabul edilmesi anlamına geliyor. “Harp oyunu” nun başında bulunan komutanın “bu tür çalışmaların yapıldığını” söylemesinin anlamı da bellidir: Silahlı Kuvvetler’de en üst düzeyde bilgi sahibi olunsa da olunmasa da bu tür çalışmalar yapılmaktadır, bunların “fiiliyata” geçmesi söz konusu değildir.

***


2002-2003 yılları dahil, Silahlı Kuvvetler’de “siyasete müdahale” hatta “darbe hazırlığı” diye nitelenebilecek çalışmalar yapıldığı anlaşılıyor. Bu “hazırlık” ya da “zihin idmanı” çalışmalarının gerçekleşme aşamasına “yaklaşıldığı” na ilişkin dava aslında Ergenekon davası ve gizli silah depolarıyla ilgili soruşturmalardır. Bu soruşturmalar, Anayasa Mahkemesi’nin son kararı dolayısıyla askeri yargı tarafından yürütülecektir.

Ortada müdahale ortamı yaratmaya fazlasıyla yetecek silah ve mühimmat vardır. Bunlarla ilgili asker kişiler vardır. Orgeneral Başbuğ silah ve mühimmat depolamaların uzun zaman önce sona erdiğini söylediğine göre Genelkurmay Başkanlığı bu soruşturmanın “asıl” tarafı olmak durumundadır. Genelkurmay Başkanlığı’nın açık kararına rağmen depolama faaliyetlerini sürdürenlerin önce Genelkurmay’a hesap vermeleri gerekmektedir.

***


Belgelerle ortaya çıkan iddialar konusunda kamuoyunda gerçek bir kafa karışıklığı hüküm sürüyor. Silahlı Kuvvetler’in bu tartışmaların içinde sürekli savunma durumunda olması da kafaları biraz daha karıştırıyor.

Bu kargaşa ortamından çıkılması ve halkın karşısında aklanması gerekenlerin boşuna yıpranmaması, sorumluların ise ceza görmeleri için Genelkurmay “birinci taraf” olarak soruşturmalara katıldığını ve bunu herhangi bir mensubunu korumak ve kollamak için değil, tam tersine; sorumluları ortaya çıkarmak için yaptığını göstermek zorundadır.

Genelkurmay “kamu adına” ve korumakla yükümlü olduğu bütün vatandaşları adına bu işlerin peşine düştüğünü gösterdiği zaman, askeri darbelerin gerçekten “tarih” olduğu güne ulaşılmış olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR