Haberin Devamı
Yaşını başını almış siyaset erbabının geniş bir kesimi için gençlerin siyasetle ilgilenmesi gereksiz, hatta tehlikelidir. Gençlerin siyasi ve toplumsal meselelere duyarlı olmaları onlara hep korkutucu gelmiştir.
Türkiye’de gençlik iki kez, iki askeri müdahalenin ardından şiddetle ezildi. Yüksek öğretimde gençleri siyasetten uzak tutacak sistemler kuruldu, tedbirler alındı. Bunlar uzunca bir süre de başarılı oldu.
Ama o dönem sona erdi. Gençler, üniversite gençliği yine siyasete ilgi duymaya, ülke sorunları üzerine düşünmeye başladı. Şu anda ortaya çıkan tepkilerin kimileri hoş karşılanmayabilir, gençlerin fikirleri “geri” de bulunabilir. Ancak gençliğin uzun süre “antrenmansız” kaldığını da unutmamak gerekir.
Gençliğin uzun süre “ot gibi” tutulması, sıkı düzen içinde yaşamaya boyun eğmiş “kuzular” olması mümkün değildir. Hiçbir ülkede de mümkün olmamıştır. Toplumların sorunları oldukça, toplumlarda haksızlıklar oldukça gençler bunlara tepki göstereceklerdir.
İstanbul’da bir süre önce yaşanan dayak olayı ilk değildi, ama sonrasındaki tartışmalar ülkemizde hâlâ gençliğe korku ve kuşkuyla bakan bir anlayışın “yetkili” çevrelerde egemen olduğunu da gösterdi.
Son olarak İstanbul’da mahkeme kararıyla polisin üniversite öğrencilerinin üzerlerini aramak üzere hazırlık yapması üniversite gençliğine bakışın çarpıklığını ve geriliğini bir kez daha kanıtladı.
Böyle bir yetkiye ihtiyaç duyulmasının gençlere “potansiyel suçlu” muamelesi yapılmasının yanında tamamen “kışkırtıcı” bir işlem olduğu da ortadadır.
Sadece İstanbul’da değil, her taraftaki üniversitelerde gençler aynı “kışkırtma”nın hedefi oluyor. Gençlerin tepkileri ortaya çıktığında da, yetkililer başka gerekçelerin arkasına saklanmasınlar, gerilimin kaynağı sadece bu kararı alan ve buna izin veren “otoriteler” olacaktır.
Gençlerin üzerine gitmek “tehlikeli” bir politikadır ve hiçbir zaman da gençlerin “üzerine gidenlerin” lehine sonuçlar yaratmamıştır.
Toplumun bütününe yayılan gerilimlerin kıvılcımları da hep bu tür yanlış politikaların yarattığı gerilimi ortamlarda ortaya çıkmıştır.
Gençlerin üzerine gitmek değil gençleri anlamaya çalışmak; duygu ve tepkilerini ortaya koymalarının sağlıklı bir durum olduğunu kavramak her türlü “otorite”ye tek tavsiyemizdir.

