Gençlere dostluk ve düşmanlık

Haberin Devamı

Öğrencilerin protesto gösterilerinin ardında “provokatör” arayarak onları itmenin, izinsiz de olsa gösterileri şiddetle bastırmanın sonuçlarının ne olacağı belliydi.

Aynen öyle oldu, görüldüğü kadarıyla tırmanma devam edecek.

“Provokatör” diye nitelenen gençlerin, siyasi olarak “angaje” olmuş, eylemleri, bazı siyasi görüşlere bağlı olarak yönlendirmeye çalışan gençler olduğu anlaşılıyor.

Öncelikle gençlerin, üniversite öğrencilerinin tepki ve taleplerine “provokatör” oldukları gerekçesiyle “düşmanca” yaklaşanlar, 12 Eylülcü mantıkların bugünkü suretleridir.

***


Gençlerin, üniversite öğrencilerinin, çok sivri görünse de siyasi görüş sahibi olması, bu görüşlerini ortaya koyması, diğer gençleri etkilemeye çalışması en temel haklarıdır.

Bu haklarını kullanırken, başkalarına zarar vermemek koşuluyla, bazı sınırları zorlamaları da doğaldır ve gençlik duyarlılığının bir devamı olarak görülmek, hoşgörülmek zorundadır.

Gençlerin tepkilerini ve tepkilerini ortaya koyuşlarını değerlendirirken “dostluk-düşmanlık” farkı burada ortaya çıkıyor.

***


Türkiye’de gençler, öğrenciler uzun süre ağır bir sıkıyönetim düzeni içinde yaşatıldı, bunun amacı da gençlerin “depolitize” edilmesi, siyasetten uzaklaştırılmasıydı. 12 Eylül askeri yönetimi bu sıkı düzeni kurarken YÖK’ü yaratmış ve aradan geçen yaklaşık 30 yıl boyunca iktidara gelen giden “merkez demokratlar”, “muhafazakâr demokratlar”, “sosyal demokratlar”, “siyasal İslamcılar” hatta bir ara YÖK’ü ellerinde tutan ve kendilerini “Atatürkçülüğün bekçisi” gibi gören çevreler bu sıkıyönetim düzenini, gençleri “kuzu gibi tutma ve yönetme düzeni”ni değiştirmek için parmaklarını kımıldatmamışlardır.

***


Bu sıkı düzenin devam ettiği sürede, zaman zaman küçük “başkaldırma”, sistemi sorgulama girişimlerinde bulunan gençlere de devlet ve yargı çok ağır cezalar yağdırmıştır.

Ülkesinin sorunlarına duyarlı, bunları izleyen, tartışan ve o sorunlar yüzünden şiddete başvurmadan kavga eden gençler çeşitli taleplerini ortaya koymaya devam edeceklerdir. Şu anda birinci talep ve öfkenin ana nedeni, devlet güçlerinin kendilerine uyguladığı şiddettir. Eğer gençlerin daha sivri tepkilere yönelmesi istenmiyorsa önce bu şiddet konusunun halledilmesi şarttır.

Bu “düşmanca” tavır ortadan kalkacak, sonra YÖK konuşulacak, yüksek öğretimin düzeyi konuşulacak ve bütün özgürlükler konuşulacaktır...

DİĞER YENİ YAZILAR