Geçmişi tarihe bırakmak

Geçenlerde Brezilya'da, bir ülkenin geçmişi tarihe bırakarak kendisiyle barışmasının ilginç bir örneği yaşandı

Haberin Devamı

Geçenlerde Brezilya'da, bir ülkenin geçmişi tarihe bırakarak kendisiyle barışmasının ilginç bir örneği yaşandı.

Brezilya da, uzun askeri yönetim dönemleri, kıyımlar yaşamış, çok silah ve çok kan görmüş bir Güney Amerika ülkesi. Yirminci Yüzyıl boyunca huzur ve istikrar yaşamamış ülkelerden biri.

Brezilya'da bir süre önce, ülkenin en büyük medya grubunun patronu olan Roberto Marinho 98 yaşında öldü. Marinho, dünya medya tarihinin en ilginç kişilerinden biri. Marinho'nün babası, 1925'te halen ülkenin en büyük ve etkili gazetesi olan El Globo'yu kurar ve birkaç hafta sonra kalp krizi geçirip ölür.

Gazete 21 yaşındaki Roberto'ya kalır. Ama Roberto hemen gazetenin başına geçmez. Üniversite eğitimini bırakır ve kendi gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlar. Sonra yazı işleri sekreteri olur, sonra da yazı işleri müdürü. Ancak 7 yıl sonra, 1932'de patron koltuğuna oturur.

Marinho, 30'larda radyonun önemini anlar ve radyo kurar, sonra televizyon kurar. Sonra başka işlere de girer: Banka kurar; yayınevleri, plak şirketleri, çiftlikler, madenler vs. Öldüğünde kişisel serveti 2 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir.

Düşünmemiz lazım...
Marinho 88 yaşına kadar sürdürdüğü aktif gazetecilik ve gazete patronluğu süresince hep "sağ" iktidarları destekler. Bütün askeri yönetimleri ve cuntaları destekler. Gazete, radyo ve televizyonlarının askeri diktatörlerin sözcüleri olmasını ister ve olurlar. Her türlü "demokrasi" El Globo grubu için tehlike anlamına gelmektedir, nitekim 1970'lerin sonunda ilk demokrasiye geçiş sürecine bile karşı çıkar.

Bugünkü devlet başkanı "solcu" Lula 1989'da ilk kez aday olduğunda Marinho'nün bütün yayınları onun karşısındaki sağcı aday Collor için açık açık çalışırlar.

Başkan seçilen Collor'un üç yıl sonra yolsuzluktan gitmesi de Marinho'yu yıldırmaz, grubu yine sağ partileri desteklemeye devam eder.

İşte bu Roberto Marinho, bu ayın başında 98 yaşında öldü. Ve 1990'lara kadar sürekli olarak "karşı" da bulunmuş olan, son seçimin galibi, solcu Başkan Lula Brezilya'da 3 gün yas ilan etti.

Lula'nın bu davranışı, bilir bilmez tarih tartışarak öfkelerimizi beslemeye alışmış olan bizlere garip gelebilir. Artık tarih olmuş olaylara ve kişilere de tarihin gözlükleriyle bakmasını bilmeksizin ve öğrenmeksizin gerçek bir "iç barışın" sağlanamayacağını kavramak kolay bir iş değil.

Brezilya'nın solcu başkanı Lula bu davranışıyla, bir ülkeyi yönetenlerin o ülkenin bir bölümünün değil bütününün yöneticisi olduğunu da gösteriyor.

Lula'nın Marinho'nün ardından üç gün yas ilan etmesi özellikle bizlerin birçok şeyi tekrar düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.

DİĞER YENİ YAZILAR