Filedeki top

Futbolu kim icat etmişse insanlığa büyük iyilik yapmış. Birbirinden habersiz, hatta birbirinden korkan toplulukları bir araya getirip aynı statta toplamayı akıl edenler de büyük iyilik yapmış

Haberin Devamı

Futbolu kim icat etmişse insanlığa büyük iyilik yapmış. Birbirinden habersiz, hatta birbirinden korkan toplulukları bir araya getirip aynı statta toplamayı akıl edenler de büyük iyilik yapmış. Almanya'nın başkenti ve en büyük kenti (nüfusu 3 milyon) Berlin'de yetmiş iki milletten insan toplanmış, aynı hedef için ayin yapıyor.

Top fileye değince dünyalar değişiyor.

Berlin'de iki gündür iki egemen giyim şekli vardı. Binlerce kişi, iki gün boyunca Berlin'i kendi takımlarının renkleriyle doldurdu.

Berlin Olimpiyat Stadı'ndaki Brezilya-Hırvatistan maçı için gelmiş on binlerce kişi dışında her köşeden de ayrı bir ses yükseldi. Gana için tezahürat yapan gençler de bağırıyor, İngilizler de bağırıyor, herkes bağırıyor. Bazılarının söylediklerini anlama şansı yok, çünkü kendilerine kendi dillerinde ne ad vermişlerse onu söylüyorlar. Bu arada Türk bayrakları da bazı köşelerde kendisini gösteriyor ama Fenerbahçe forması giymiş Türkler daha ağır basıyor.

***

Berlin Olimpiyat Stadı o stat. Hitler'in 1936 Berlin Olimpiyatları için yaptırdığı, Amerikalı zenci atlet Owens'ın başarısı üzerine kıpkırmızı kesildiği stat. O yıl bu statta koşan Türk atletler arasında Mehmet Ali Aybar da vardı. Halet Çambel de eskrimde madalya almıştı.

Maçın başlamasına saatler kala Hitler'in stadının bir yanı sarı yeşil, diğer yanı kırmızı beyaz oldu. Sarı yeşiller Brezilyalı, kırmızı beyazlar Hırvat. Brezilyalıların ne dediği anlaşılıyor, "Brasil!" diyorlar. Hırvatlarınki biraz daha güç anlaşılıyor, "Hrvatska!" diyorlar.

Yetmiş dört bin kişi karışık olarak maçı seyretti. İzleyicinin yarıya yakını kadınlar ve çocuklardı. 3-4 yaşındaki çocukları da alıp gelmişlerdi. Bu yetmiş dört bin kişi stada birkaç güvenlik kontrölünden geçerek olaysız girdi, olaysız çıkıp dağıldı. (Brezilya taraftarları galibiyeti kutlamaya, Hırvatlar uyumaya gitti.) İki taraf arasında hiçbir olay çıkmadı. Hırvatlar "Hrvatska" diye bağırırken kendileriyle dalga geçmek için "Nebraska" diye bağıranlara bile kızmadılar. Tabii bira da satılan sattaki olağanüstü bira tüketimine rağmen olay çıkmamasını biz anlayamayız.

***

Futbolun büyüsü Berlin Olimpiyat Stadı'nın eski günahlarını unutturacak kadar güçlü. Bu büyü, dünyanın en ünlü futbol yıldızlarından oluşan Brezilya takımı karşısında küçük Hırvatistan'a bile rüzgâr verdi.

Oynanan futbolu, futbolu bilen yazar arkadaşlarımızın yorumlarından okudunuz, okuyacaksınız. Biz maçı o malum statta izlerken Hitler'in ruhu da büyük olasılıkla oradaydı. Adolf Bey bu maçta kimi tutmuştur, diye sorarsak cevabı kuşkusuz ki Hırvatları olmalıdır. Ancak dünyanın en iyi takımı olan Brezilya'yı da, Brezilyalı ya da Latin Amerikalı olmadığı halde tutması da insanın kalbini biraz acıtıyor.

***

Dünyanın en büyük spor organizasyonunu bir kıyısından izlerken bile içimiz burkulmadan edemiyoruz. Soru belli: Biz neden yokuz? Nedenini biliyoruz. Yetersiz muhterisler her alanda görüldüğü gibi, futbolun da keyfini çıkarmamızı engelliyor, onun için yokuz.

Biz yokuz diye Almanlar da çok üzgün, çünkü biz olsaydık, statlara akın edecek ve her şeyi tüketecek olan vatandaşlarımız Almanların gelirlerini katlayacaktı. Artık bir dahaki sefere. Futbol bir şenlikmiş, bunu görmek için buralara gelmek gerekiyor. Çünkü bize bu şenliği yaşatmamaya yeminli insanlarla dolu bir ülkemiz var.

DİĞER YENİ YAZILAR