Fikri destek “suçu”

Haberin Devamı

Ergenekon davasında dün eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu savunmasını yaptı. Alemdaroğlu’nun sözleri, özellikle bu davayla ilgili olarak bir soruyu daha belirgin şekilde ortaya çıkarıyor: Darbe suçtur, ama “darbe olsa vatan kurtulsa” diye düşünmek suç mudur?

Bu sorunun başka şekilleri de var: Türkiye çok kötüye gidiyor, bundan kurtulması için demokrasiye ara verilebilir mi?

Buna bizim vereceğimiz cevap kesinlikle “hayır”dır.

Ülkenin durumundan endişelenenler, kötüye gidişi durdurmak için demokrasiye ara verilebileceğini düşünebilirler, ama demokrasiye ara vermek için örgütlenip eylem yapamazlar.

Ergenekon davasında darbe koşullarını hazırlamak için eyleme geçmiş olanlarla, diğerleri arasında bir ayrım hâlâ görülmüyor. Bu ayrım yapılamadığı için anlamsız tutuklamalar, gözaltılar yaşandı, davanın inandırıcılığı zedelendi. Bunun son ve en açık örneği Türkan Saylan olayıdır.

***

Türkiye’de üç klasik darbe, iki postmodern darbe ile üç başarısız darbe girişimi yaşandı. Şu anda Ergenekon davasına konu olan da son darbe hazırlığıdır.

Ergenekon davasını Atatürkçülere karşı bir komplo olarak görmeye devam edenler yukarıda söz edilen ayrımdan memnun olabilirler. Ama “tek çözüm askeri müdahaledir” diye düşünmek suç olmaktan çıkınca, başka şeyler de suç olmaktan çıkacaktır. O “başka şeyler” arasında “insanlık suçu” olarak kabul edilmiş ırkçılık dışında her şey vardır.

“Asker müdahale etse, demokrasiye biraz ara versek ne iyi olur” diye düşüneni içeri atmayacaksınız, ama aynı zamanda “Türkiye İslama biraz daha yaklaşmalı” diye düşüneni de içeri atmayacaksınız. Eğer birinciler demokrasiye ara verme faaliyetine girişirse, ikinciler de anayasa suçu işlemek üzere örgütlenirse ikisini de içeri atabilirsiniz. “Türkiye eyalet sistemine geçmeli” diye düşüneni de içeri atamazsınız, bunun için silaha sarılanı atarsınız.

***

Şu anda ise “sadece benim fikrimde olanlar özgür olsun, benim tehlike olarak gördüğümü düşünenler içeri atılsın” aşamasında bulunuyoruz.

Ergenekon davası süresince oldukça “parlak” savunmalar göreceğiz, “tam demokrasi” fikrini işleyenini göreceğimiz ise kuşkuludur. Ama bu da çok değerli bir deneyimdir ve gerçek bir demokrasi eğitimi olarak görülmelidir. Her türlü fikir serbesttir; başkalarının demokratik haklarını ellerinden almak için, insanlık haklarını çiğnemek için eyleme geçmek ise suçtur. Bu hiç de karmaşık bir mesele değil, biz de er geç içinden çıkacağız.

DİĞER YENİ YAZILAR