O sırada, askeri yönetim “gençler komünist olacağına mütedeyyin olsun” politikası güdüyor ve İslamcı örgütlenmelere bazı müdahalelerde bulunuyordu.
Adı duyulmaya başladığında Fethullah Gülen’in daha çok Kürt İslamcılar’ın elinde olan Nurcu cemaatinin bölünmesi ve Türkleştirilmesi için destek gördüğünden söz ediliyordu.
Gülen cemaati ile ilk karşılaşmamız Zaman Gazetesi’nin yeni bir yüzle yayına başlaması sırasında oldu. Zaman’ı alan, Gülen cemaatine mensuptu. O sırada Cumhuriyet’te de önemli bir görünüm değişikliği yapılmıştı. Bir arkadaşımızın vasıtasıyla, Zaman’da çalışmaya başlayan gençler için Cumhuriyet’te staj isteği geldi. Tabii ki kabul ettik, gayet düzgün ve meraklı gençler geldi, çalışma düzenimizi incelediler.
90’lı yıllarda Fethullah Gülen cemaati büyük bir gelişme sağlarken yanında bulunan iş adamlarından biri, babamın akrabasıydı.
Cemaat büyürken çeşitli kesimlerden önde gelen kişiler de bazen kendi istekleriyle bazen davet üzerine Kadıköy yakasındaki bir evde Fethullah Gülen’i ziyaret ediyor, dinliyorlardı.
Yeni Yüzyıl Gazetesi’nin en etkili olduğu günlerde, babamın akrabası aradı ve beni Fethullah Hoca’ya götürmek istediğini söyledi. Önce kibarca reddettim, ısrarcı olunca da çeşitli bahaneler buldum. Telefonlar sıklaşmaya ve akrabamız da kızmaya başladı, bense bahaneler bulmayı sürdürdüm.
Böylece telefonlar kesildi. Ama bir süre sonra cemaatin bilinen isimlerinden biri aradı. Fethullah Gülen, Yeni Yüzyıl’ın da bulunduğu Sabah binasında öğle yemeğine gelmek istiyordu. Tabii ki memnun olacağımızı söyledik. Bu arada Fethullah Hoca, Ali Kırca ile de tanışmak istiyordu, yemeğe katılmasını sağlayabilir miydik? Ona da peki dedik. Bir rica da sigara dumanı bulunmayan bir yerde buluşulmasıydı. Sabah ile bitişik olan ATV binasının en üst katında, grubun üst düzey yöneticileri için ayrı bir yemekhane vardı, burada yiyenler mönüden yemek seçebiliyordu. Dinç Bilgin sigaradan hiç hoşlanmadığı için zaten burada pek sigara da içilmiyordu.
Fethullah Gülen, konuşulan günde yanında birkaç kişiyle geldi, lokantanın bulunduğunu en üst katın asansöründe Kerem Çalışkan ile karşıladık. Biraz sonra Ali Kırca da geldi.
Fethullah Gülen binayla ve çalışmamızla ilgili birkaç şey sordu, sonra konu bitti. Yemek seçilirken kendisinin sağlık durumunu ve hangi yemekleri yiyebildiğini de öğrendik. Dikkatimizi çeken, konu ne olursa olsun Fethullah Gülen’in aynen kasetlerinde gördüğümüz ifadeyle konuşmasıydı. Konuşulacak konular çabuk bitti, ortak bir sohbet frekansı tutturamıyorduk.
Sonuçta havadan sudan söz edilerek yemek yendi ve nezaket cümleleri teati edildikten sonra kalkıldı. Yine asansörün kapısında yolcu ettik.
Fethullah Gülen ile tanışmamızın ve az konuşmalı bu yemeğin nedenini biz de anlamadık, Kerem hâlâ arada bir bana bu konuyu hatırlatıp soruyor.
Fethullah Gülen ile öğle yemeği!
Fethullah Gülen’in adı 1980 sonrasında duyuldu. Askeri yönetimle başı derde girmiş, daha sonra İzmir çevresinde okullar kurarak çevresini genişletmeye başlamıştı.
Haberin Devamı

