Haberin Devamı
Erdoğan’ın İsrail bahsiyle ile ilgili olarak konuşurken, ülkemizde Müslüman olmayan azınlıkların “gönderilmesi” politikasını “faşizan” olarak nitelemesini kutlamak gerekir.
Çok yakınlarda “ya sev ya terk et” diyen, daha birkaç gün önce Türkiye’de yaşayan Ermenistan vatandaşlarını gönderme tehdidini ima eden Erdoğan’ın bu sözleri büyük bir aşama olarak görülebilir.
Artık birbirine iyice karışmış olan “ulusalcı-radikal milliyetçi-yabancı düşmanı İslamcı” çevreler yine bağırıp çağıracak. Kendi tarihini doğru dürüst bilmeyen, tarihiyle yüzleşmeye korkan bir toplum olarak yaşatıldığımız içindir ki bu “faşizan” kelimesini kaldırmak da kolay olmuyor.
Anadolu’nun “Türkleştirilmesi” 1915 Ermeni tehciriyle başlamıştır. Ermenilerin terk ettikleri ev ve iş yerlerinin Müslüman göçmenlere dağıtımını bizzat Talat Paşa izlemiştir.
Cumhuriyet sonrasında, Anadolu’da yaşayan gayrimüslim azınlıklar herhalde buradaki hayatlarından memnun olsalardı sürekli olarak göç etmeyeceklerdi.
İkinci Dünya Savaşı öncesinde de askeri gerekçelerle, “hassas” bölgelerdeki gayrimüslimlerin bulundukları yöreyi terk etmeleri için ince operasyonlar yapılmıştır.
Savaşın ardından ekonomik sıkıntıların sadece Müslüman olmayan varlıklı kesim “vergilendirilerek” giderilmesi tipik bir faşizan uygulamadır.
Varlık vergisini uygulayan kişi bile bunu “facia” olarak nitelemiştir.
Müslüman olmayan azınlıklara yapılan farklı muamelenin doğal sonucu servetlerin el değiştirmesidir.
Sonraki operasyon, 1955 yılındaki 6-7 Eylül rezaletidir. Müslüman olmayan Türk vatandaşlarının evlerine, iş yerlerine saldırılmış, hatta bir papaz sünnet edilmiştir. Böylece korkutulmuş azınlığın boşalttığı alanlar yine İstanbul’a göç eden Müslüman Türklere açılmıştır.
Bunun ardından da 1963-1964’te Binlerce Rum’un İsmet İnönü tarafından Yunanistan’a gönderilmesi gelir. Aynı dönemde “vatandaş Türkçe konuş” kampanyaları açılmış, sokakta Ermenice, Rumca ya da Yahudice konuşanlara saldırılmıştır. Kıbrıs gerilimi tırmandıkça da bu faaliyetler devam etmiştir.
Sonra ne olmuştur? “Zulmetmeye elde ahali kalmamıştır.” Şu anda gayrimüslim azınlıklar sadece birer avuçtur.
Bugün de anti-semitist, Yahudi düşmanı bir üslup, kendilerine “ulusalcı” ya da “milliyetçi” ya da “İslamcı” diyen çevrelerde sık sık ortaya çıkıyor ve sonucunda bugün bile Yahudi Türk vatandaşları, ülkeleri Türkiye’yi terk ediyor.
Tayyip Erdoğan’a bağıracak olanlar özetlediğimiz bu olayların tümünü hatırlasınlar, Cumhuriyet’in başındaki nüfus istatistiklerine ve bugünkü istatistiklere baksınlar, bu yüz binlerce kişinin ülkelerini neden terk ettiğini düşünsünler.
Tarihimizle doğru dürüst yüzleşmedikçe aynı yanlışları tekrar etmek durumunda olacağız.
Bugün açık açık Yahudi düşmanlığı yapanlar da bundan güç alıyor.

