Fare mi buzdağı mı?

Haberin Devamı

Ergenekon iddianamesinin ana hatları resmen açıklanır açıklanmaz herkes, kendisini fazlasıyla taraf hisseden herkes, durduğu yeri değiştirmeden beklenen tepkileri verdi.
Birilerine göre “dağ fare doğurdu”, diğerlerine göre “henüz buzdağının tepesini gördük.”
“Dağ fare doğurdu” diyenler kendilerinde yargıya doğrudan müdahale hakkı görerek, dava sonucunda ciddi bir şey olmayacağını baştan ilan etmeye çalışanlar. Bunların başında yine “sosyal”i kalmamış, “demokrat”ı hiç kalmamış CHP geliyor.
CHP, ordu malı el bombalarıyla saldırı düzenlenmesini, darbe için görüşmeler yapılmasını “demokrasi”ye aykırı bulmuyor ki heyecan içinde Ergenekon oluşumunu desteklemeye devam ediyor.

“Buzdağının henüz tepesini gördük” diyenlerin bir bölümü ise buzdağının altını kendi çabalarıyla doldurmaya uğraşanlar. Bunlar da yargıyı, gerçeklerin ortaya çıkması için kendi işiyle baş başa bırakmayı düşünmeden “üretime” devam edenler.

***


Anlaşıldığı kadarıyla dün mahkemeye verilen iddianame soruşturmanın ilk “çemberi”ni kapsıyor. Burada meşhur el bombaları ve bunlara bağlanan 14 saldırı ve cinayet olayı ele alınıyor. Bunların arasında Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması ve Danıştay saldırısı da bulunuyor.
Bunların kamuoyunu, halkı belli bir yönde harekete geçirmek için yapılmış eylemler olduğu iddia edilmektedir. Siyasi tarihimizde ve dünya siyasi tarihinde bu mantıkla yapılmış binlerce eylem vardır. Buradan sonuç çıkarmaya çalışanların da artık susması gerekiyor.

***


İddianamenin, zanlıların emekli olmadan önceki faaliyet ve iddiaları kapsamadığı da ortaya çıktı.
Bunların ek iddianamede yer alması mümkündür. Bu arada askeri mahkemenin de bunlarla ilgili olarak harekete geçmiş olması da olumlu bir gelişme olarak görülmelidir.
Ek iddianame ortaya çıktığı zaman bugünkü sis biraz daha dağılacaktır.
Ancak yargı sürecinin uzun sürmesi de beklenmelidir. Ortada ne boyutta bir buzdağı olduğunu söylemek güç, ama ilk iddianamenin sadece olayların bir ucunu kapsadığı da belli.
Ergenekon davasının açılmasının önemini gelecek kuşaklar daha iyi anlayacaktır. Üstelik bu dava üzerinden küçük çıkar hesapları yapanlara ve asıl görevlerinin demokrasiyi savunmak olduğunu unutanlara rağmen.

*****


Genel Yayın Yönetmeni Tayfun Devecioğlu’ndan bir hafta izin aldım. Haftaya salı günü görüşmek üzere.

DİĞER YENİ YAZILAR