Olay bir asker kişiyle ilgili magazin haberi gibi yansıdı önce. Sonra durumun vahameti ortaya çıktı.
Üst düzey bir komutanın telefonu dinlenmiş. Dinlemenin zabıtları kendisine gösterilmiş ve komutan anında istifa etmiş.
* Belli oldu ki, dinlenen telefon konuşmaları tümüyle "özel hayat" alanında. Ayrıca konuşmaların dinlenmesi için herhangi bir yargı kararı da bulunmuyor. Gizli dinlemelerin dört kurum tarafından yapıldığı daha önce resmen açıklanmıştır. Bunlar Genelkurmay, MİT, Emniyet istihbarat ve Jandarma istihbarattır.
Genelkurmay askeri taraftan bir dinleme olmadığını açıklamış, Emniyet de benzer bir açıklama yapmıştır. MİT'in ise ne evet ne hayır deme hakkı vardır, konu ancak yasal sürece intikal ederse ve resmen sorulursa cevap verebilir.
Gizli dinleme olayı daha 1999 yılında bir skandala dönüşmüş, değişik devlet birimlerinin en üst düzeydeki kişileri bile dinlediği ortaya çıkmıştı.
Bu başıboşluk ve kargaşaya son vermek üzere uzun süre düşünüldü ve bir kanun çıkarıldı. Bu kanuna göre oluşması gereken Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı bu günlerde görevine başlayacak.
Bu kurumun neyi nasıl denetleyeceği açık değil. Ancak kurumun elindeki güçlü teknik imkânlarla kimin ne yaptığını izlemek mümkün olacaktır. Bundan sonra ne yapabileceği ise yine açık değil çünkü kurumun elinde sadece "izleme" yetkisi bulunuyor.
Sorun, böyle bir kurumun kurulmasından çok yasaları çiğneyerek yapılan gizli dinlemelerin nasıl cezalandırılacağıdır.
Bundan önceki uygulamalar hatırlandığında manzaranın korkunçluğu anlaşılır. Bu ülkede bir Başbakan çıktı, kendisinin de gizlice dinlendiğini açıkladı.
Ancak hiçbir gizli dinleme olayı herhangi bir yetkilinin sorumlu tutulması ve ceza görmesi ile sonuçlanmadı. Her telekulak skandalı birkaç günde unutulup gitti.
Kara Harp Okulu Komutanı'na gizli dinleme uygulanmış olmasının hesabını belki bu kez birileri verir.
Bu kez vermelidir ki, bundan sonra da kamuya ait, gerçekten kamu adına hukuk ilkeleri içinde varolan kurumlarda hiçbir şahıs sapma göstermesin.
Kara Harp Okulu Komutanı'nın özel görüşmelerini dinlemek, sonra bunları üstlerine iletmek için birilerinin bir yerlerden cesaret alması, güç bulması gerekir. O nedenle bu son olay çok ciddi bir şekilde araştırılmalı ve sorumlu ya da sorumlular, kim olursa olsun, hesap vermelidir.
Hukuk devletinde gizli dinlemenin nasıl yapılacağı sıkı kurallara bağlanmıştır ve bu kurallar esas olarak bizde de yasalara geçmiştir. Başka yasalar gibi bunları da hayata geçirme aşamasında fena halde tıkanıyoruz. Ama umut etmeye de devam ediyoruz.

