Ezbere dünya

Haberin Devamı

Her ezber bozulmak içindir. Eğer ezberler bozulmasaydı, bugün hâlâ insanlar sinirli genç kızların içine şeytan girdiğine inanırdı, hırsızın elinin kesilmesinin adalet olduğuna inanırdı, radyonun şeytan işi olduğuna inanırdı.

Ezberler bozuldukça insan ilerleyebilir, insanlık ilerleyebilir.

Dünya giderek daha hızlı yaşadığı için ezberler de daha çabuk bozuluyor. Bilgi çok hızlı şekilde çok geniş kitlelere ulaşabildiği için ezberler bozuluyor.

Bazı ezberler ise asla bozulamıyor. Ezberlerin sahipleri konuldukları noktadan ayrılmamak konusunda o kadar dirençli ki, her gördüğünü kendi ezberine uydurmakta da bayağı beceri kazanmış durumdalar.

***


Ezberinin bozulmasının abdestin bozulması gibi bir şey olduğuna inanmış, gelen bilgilerin sadece ezberine uyanlarına itibar etmeye alışmış olanlardan çok var. Bunlar değişik alanlarda, değişik ezber duvarlarının arkasında, dünyadan uzak şekilde yaşamaya devam ediyorlar. Tamam, etsinler, ama bununla kalmıyor, kendi ezberlerini kabul etmeleri için başkalarına baskı yapıyorlar.

Tümünü sıralamak mümkün değil. Ama günün konusu Mısır olduğu için, Mısır dolayısıyla hortlayan bir ezbere dikkat çekelim:

Mısır ordusunun göstericilere ateş açmaması dolayısıyla değişik siyasi tahliller yapıldı. Ama bu tahlillerin dışında sadece bizde görülen bir cehalet mutluluğu var ki, böylesi de zaten sadece bizde olabilir.

Bu sevinç hali şöyle ifade ediliyor: Mısır ordusu, zorunlu askerlik dolayısıyla halkından kopmamış bir ordudur, tabii ki halkına karşı şiddet uygulamayacaktır, hatta ordu-millet el ele durumu ortaya çıkacaktır.

***


Bu görüşlerin sahipleri herhangi bir kaynağa başvururlarsa şunu göreceklerdir. Mısır’da yönetim 1952 yılında Kral Faruk‘a karşı yapılan darbeden itibaren ordunun elindedir.

İlk darbeci kuşağını tasfiye edip yönetimin yönünü üçüncü dünyaya ve dönemin anti-emperyalist dalgasına çeviren Cemal Abdülnasır da askerdi, ondan sonra gelen ve kendi askerleri tarafından öldürülen Enver Sedat da askerdi, Hüsnü Mübarek de askerdi. Bu 58 yıl boyunca Mısır’da dört devlet başkanının da asker olmasının yanısıra, başbakanların ve bakanların çoğu da askerdi.

Rejim sıkıntıya düştüğünde Müslüman Kardeşler örgütüyle pazarlık ve anlaşma yapanlar da asker yöneticilerdi.

(Burada 12 Eylül‘ün Türk askerlerinin sola karşı “mütedeyyin genç yetiştirme“ girişimlerini hatırlamak yerinde olur.) Bugün Mısır’da ayaklanan halk askeri yönetime, 59 yıllık askeri yönetime karşı ayaklanmıştır.

Bugünün “muvazzaf” askerlerinin Mübarek yönetimine son anda mesafe almış olmaları Mısır’daki rejimin niteliğini değiştirmez.

Her şeyi, her bilgiyi kendi ezberimize uydurma meraklıları bunları atlıyor. Peki Türkiye hakkında konuşurken neleri atlıyorlar?

DİĞER YENİ YAZILAR