Evet, orası Kürdistan

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Gül’ün “Kürdistan özerk bölgesi” ifadesini kullanması bildik tepkilerle karşılaştı. Dünyayı kafasını kuma gömerek izlemeye çalışanlar “sözde” kelimesini pek severler...

Irak’ta ABD işgalinin ardından ortaya çıkan ve hukuki temeli de gerçekleşmiş olan yapıda o bölgenin adı “Kürdistan Özerk Bölgesi”dir, kendi yönetim organları, başbakanı, bakanları vardır.

Yaklaşık 15 milyon dolayında Kürt kökenli vatandaşı bulunan Türkiye’nin, Türk halkının, artık terörün yarattığı acıların üzerine çıkmasından ve aslında bununla birlikte, güney komşumuz olarak bir “Kürdistan”ın ortaya çıkışından ancak memnun olması gerekir.

Klasik korku, bu Kürdistan’ın Türk vatandaşı Kürtler için bir çekim alanı olacağına ve bu devlete katılmak üzere Türkiye’den muhtemel bir toprak talebine ilişkindir.

Olabilir, “Büyük Kürdistan” hayali görenler de olabilir, ama bunların anlamsızlığını göstermenin yolu Kuzey Irak’taki “Kürdistan”ı yok saymak, görmezden gelmek değildir. Bunun yolu, Türkiye’nin Kürt kökenli vatandaşlarının bağlılığını güvence altına alacak ekonomik ve toplumsal gelişmeleri sağlamak, Kürt kökenli vatandaşların kendilerini Türkiye’nin eşit vatandaşları ve herkes gibi birinci sınıf vatandaşları olarak görmelerini sağlamaktır.

***


Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin devlet politikası olarak Kuzey Irak “Kürdistan”ının varlığını kabul ettiğini göstermiştir.

Bu durum, “sözde” kelimesiyle yürütülen körlük politikalarının, “Kürt yoktur kart-kurt diye yürüyenler vardır” budalalıkları döneminin sona erdiğinin işaretidir.

Gözlerini kapama, başını kuma sokma ve “sözde” kelimesiyle bir şeyleri hep yok sayma politikalarının sonuçta gereksiz acı ve zararlara yola açtığını görmemek için dünyadan ve yaşanan onca acıdan habersiz olmak gerekir.

Kürtler Orta Doğu’da yaşayan halklardan birisidir, kendi dilleri ve kültürleri vardır. Bütün bunları yok saymak, ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Kürtleri tedirgin eder.

Öte yandan, Kuzey Irak’taki Kürdistan’ı yönetenler ve yönetecek olanlar da Türkiye Cumhuriyeti ile, Türk halkı ile iyi ve saygılı ilişkiler kurmanın herkesin yararına olduğunu zamanla daha da iyi anlayacaklardır. Kuzey Irak’taki Kürdistan’ın doğal ağabeyi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’de de bu bilinç gelişmekte, önemli mesafeler alınmaktadır.

Cumhurbaşkanı Gül, Erivan gezisinden sonra Irak gezisiyle de önemli açılımlara imza atmıştır, açılımlarının bundan sonra da sürmesi, Türkiye’nin “büyüklüğü”nün de kanıtı olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR