Evet, “Halife” olsun

Haberin Devamı

İsrail’in son Gazze saldırısı, orantısız güç kullanımıyla da uluslararası hukukun temel ilkelerini çiğnemekle de sivil ölümleri dolayısıyla da insanlık suçu niteliği kazanmaktadır. İsrail’in, “Hamas kadınları çocukları ön saflara koyuyor” gerekçesi bu gerçeği değiştirmez.

Hamas radikal dinci, anti-semit, yani Yahudi düşmanı bir terör örgütüdür. Yaptığı her şeye gerekçe olarak İsrail işgalini göstermesi de bu gerçeği değiştirmez.

Son günlerin ana konusunu tartışırken, “moderatör elini koymuş”tan başlayan dakika hesaplarıyla devam eden, sonra “moderatör Ermeni asıllıymış”la ırkçı renk kazanan abuk sabuk ayrıntıların üzerine çıkmak için yukardaki iki gerçekten başlamak gerekiyor.

***


Başbakan Erdoğan, Gazze saldırısının başından beri gerçeğin tek tarafını görmekte ısrar etmiş ve bu tutumuyla Türkiye’nin “Hamas yandaşı” gibi konumlanmasını sağlamıştır.

Bu da üçüncü gerçektir ve bizi en fazla ilgilendiren gerçektir. Davos rezaleti bunun sadece gösteri faslıdır, “süsü”dür.

Erdoğan’ın meseleyi ele alış tarzı, kendisi ne derse desin, ülkemizdeki anti-semitik, Yahudi düşmanı duyguları besler niteliktedir. Kendisi de sık sık “Yahudi vatandaşlarımızın eşitliği”nden söz ederek, “anti-semitizmi kınayarak” aslında sözlerinin nereye gideceğini sezdiğini de göstermektedir.

***


Gerçeklerin biri de bütün siyasetimizin küçük hesapçılığının bir göstergesidir.

CHP ve MHP, Başbakan’ın “milli” sıfatını taktığı gösterisini desteklemiş, tavrının ve tarzının tümünü eleştirmekten kaçınmıştır. Erdoğan bu gösteriyi iç politika hesaplarıyla sahneye koymuş olabilir, ama CHP ve MHP de yine iç politika hesaplarıyla bu gösteride Erdoğan’ın yanında yer almıştır.

Manzaradaki son gelişmeler, bu gerçeklerin kanıtları olarak sıralanmaktadır. Gazze’de Hamas’ın yeşil bayraklarının yanına Türk bayrakları ve Erdoğan posterleri konulmuştur. Sudan’ın soykırım zanlısı İslamcıları Erdoğan’ı övmektedir. İran, ilk kez yanına bir Hamas destekçisi bulduğu için çok keyiflidir. Bir Lübnan gazetesi de Erdoğan’ın padişah ve “halife” olmasını önermiş.

Gerçekler ortadadır, Erdoğan’ı destekleyen dünya da ortadadır. Bu manzaraya göre, gerçeklere rağmen ve inadına Erdoğan “halife” olmalıdır

DİĞER YENİ YAZILAR