Eve dön çağrısı

Haberin Devamı

Başbakan’ın ağzından çıkan dağdaki PKK’lılara yönelik “ananızın babanızın yanına dönün” sözleri yeni bir hukuki düzenleme konusunu tekrar gündeme getirdi.

Bu çağrı kuşkusuz elini kana bulamamış olanlar içindir. Bir terör örgütünde yöneticilik yapmış, insanları öldürmüş, öldürülmeleri için talimat vermiş kişilere dönük olamaz.

***

PKK’nın “büyüme” döneminde elini silaha sürmemiş, hatta mecburen yataklık yapmış ya da yardımda bulunmuş kişilerle ilgili olarak son derece ağır cezai yaptırımlar uygulanmıştı. Bunlar da bölgede “özel baskı yapılıyor” duygusunu güçlendirmiş ve sonuçta PKK’nın kitle tabanının büyümesini hızlandırmıştı.

O günlerde kullanılan mücadele yöntemlerinin bazılarının caydırıcı olmak bir yana, sürekli olarak PKK’nın değirmenine su taşıdığını unutmamak gerekiyor.

O yanlışların egemen olduğu dönemi tekrar yaşamamak, terörden bütün ülkenin kurtulması için en temel şartlardan biridir.

***

Dağdaki ya da ovadaki gençlerin PKK etkisinden kurtulmaları için bugüne kadar çıkarılmış olan “pişmanlık” yasalarının fazla etkili olmadığı biliniyor. Etkisiz olmalarının bir nedeni de yine dönemin koşullarıdır. O gençlerin tekrar devlete güven duyabilmesi ve silahını bırakıp eve dönmesi için manevi koşullar oluşturulmadan çıkarılmış olan bu yasaların etkisiz olması doğaldır. Tekrar benzeri girişimde bulunmanın yine bir işe yaramayacağı iddiaları da o yüzden geçersizdir.

Bugünün koşullarındaki en önemli değişiklik terörle bir yere varılamayacağının çok net olarak ortaya çıkmış oluşudur.

İkinci önemli gelişme de tabii ki “Kürt varlığı” nın toplum tarafından benimsenmiş olması ve bütün kışkırtmalara rağmen bir “Türk-Kürt savaşı” ortamına yönelmeyi reddeden Türk toplumunun demokratik çözümlere artık korkuyla yaklaşmamasıdır. Bu ülkede “Kürt vardır” gibi basit bir cümle bile insanın yargı önüne çıkmasına ve bölücükle suçlanmasına neden oluyordu. En başta toplum vicdanında ve bilincinde sağlanmış olan gelişmenin anlamını herkes görmeli ve değerlendirmelidir.

***

Elini kana bulamamış gençlerin dağdan inmesini sağlamak için yeni hukuki düzenlemeler yapılmasından korkmamak; tam tersine, terörün kitle tabanını daraltacak her türlü tedbirin alınmasını desteklemek gerekiyor.

Hükümet de terörün artık sona ermesi gerektiğini ve şehit cenazelerinde ağlamak istemeyen toplumun iradesini görmek ve gereğini yapmakla yükümlüdür. Terörü sona erdirecek her şeyi yapmak her siyasi iktidarın birinci görevidir ve toplum onlardan bu cesareti bekliyor.

DİĞER YENİ YAZILAR