Esnaf olmak, küçük bir dükkân işletmek ve dükkânını daha büyük işler karşısında korumaya çalışmak suç değildir. Esnaf, işini esnaf gibi yönetecektir. Ama esnaf mantığıyla siyaset yapmak ve ülke yönetmek mümkün değildir.
Başbakan bir süredir "parayı ben veriyorum benim dediğim olacak" ya da "adam parayı veriyor tabii rektörü o atayacak" şeklinde bir üslup tutturdu. Aslında "geçinemiyorum o yüzden toptancı bakkallık yapıyorum" mantığı da aynı esnaf mantığının bir uzantısıdır.
Başbakan'ın "parayı ben veriyorum, benim dediğim olmalıdır" şeklinde konuştuğu alan "üniversite"dir. Burada kastedilen de üniversitelerin bütçeleri genel bütçe içinde yer aldığı için bu kurumların siyasi iktidara bağımlı olmasıdır.
önce "parayı ben veriyorum" sözü üzerinde durmak gerekiyor. Parayı ne Başbakan ne hükümet ne de AKP veriyor. Parayı halk veriyor. Başbakan'ın, hükümetin ve bu makamlar için seçilmiş olan partinin görevi, bu paranın doğru kullanılmasını, çarçur edilmemesini sağlamaktır.
Erdoğan, Amerikan üniversiteleri hakkında da herhalde kendi gözlemleri dolayısıyla bazı tespitlerde bulunuyor ve üniversitelerin bilim ve işletme yanlarının ayrılması gerektiğini söylüyor. Şu anda Amerikan üniversitelelerini ya da köklü Avrupa üniversitelerini model almak kolaydır, ama Türk üniversitelerinin bugünkü düzeylerinin o üniversitelerin düzeyine yaklaştırılması şartıyla. Üniversitenin tek işlevinin eğitim olmadığını, bunların bilim üretme merkezleri olduğu gibi konuları da birilerinin Türk üniversiteleri hakkında karar verecek siyasi kişilere anlatması gerekiyor.
Popülizmin ta kendisi!
Ayrıca şunun da anlatılması gerekiyor: Üniversite eğitimi kamunun çok sıkı denetimi altında bulunması gereken bir alandır. Üniversiteler bakkal dükkânı gibi yönetilemez ve bakkaldan çok farklı özelliklere sahip kurumlardır. Bu yüzden üniversiteler ve Türk üniversitelerinin düzeyinin yükseltilmesi konuşulurken "ben parayı veriyorum, adam parayı veriyor" gibi bir tartışma düzeyi ile üniversite reformu yapmak mümkün değildir. Esnaf mantığının basitliği bazen çekici ve doğru gelebilir. Başbakan da bunu kullanmaktadır. Aynı şekilde, reklamın ne olduğunu bilmeyen, reklamın etkileme gücünden korkan, hatta kredi kartlarının ekonomideki işlevinden habersiz olan ve bunlardan korkan esnaf mantığında bir kişi de Sanayi Bakanlığı koltuğunda oturmaktadır. Esnaf mantığıyla tartışmak popülizmin ta kendisidir. Çünkü amacı meselelerin derinliğini bilmeyen geniş kitleleri kandırmaktır.
Başbakan seçim kampanyası başlarken AKP adaylarını toplamış "şehirli olun" demişti. Bu sözü kendilerine çevirmek gerekir: Bakkal dükkânı mantığıyla Türkiye yönetilemez, ufuk sahibi yönetici olun, küçük işlere takılmayın, meseleleri derinlemesine öğrenin, hatta bilmediğiniz her şeyi doğru dürüst öğrenmeye çalışın ve buna göre siyasi çizgi belirleyin.
Esnaf mantığıyla ülke yönetmek!..
Esnaf olmak, küçük bir dükkân işletmek ve dükkânını daha büyük işler karşısında korumaya çalışmak suç değildir. Esnaf, işini esnaf gibi yönetecektir. Ama esnaf mantığıyla siyaset yapmak ve ülke yönetmek mümkün değildir
Haberin Devamı

