Eski acıları silmek

Fazıl Say'in konserinde Sivas katliamı görüntüleri kullanmasının siyaseten engellenmesi üzerine bir gürültüdür koptu. Birileri diyor ki: Artık geçmişi bırakalım, geçmişteki acıları kaşımayalım, tahrik etmeyelim, eski acıları unutup yeni defterler açalım...

Haberin Devamı

Karşıdaki başka birileri de "Acılar unutulmaz" diye diğerlerine kızıyor.

Her acı belli bir zaman geçince gömülüyor, tarih oluyor. Bu son tartışmadaki ana konu Sivas'ta 37 kişinin yakılmasıdır. AKP tarafından Kültür Bakanı aracılığıyla gelen kesin "talimat" eski acıların kaşınmaması şeklindedir.

Elbette eski acıları, kötü olayları unutmak, yeni başlangıçlar yapmak gerekir. Ama "hep birlikte".

"Unutmak"la bitiyor mu?
Sivas katliamından 15 yıl önce bir Maraş katliamı yaşandı. Sivas gibi, Maraş katliamının da failleri yargılandı. Kimisi hapis yattı kimisi yatmadı, kimisi ucuz kurtuldu, kimisine pahalıya patladı. 1979'da gerçekleşen bu katliamı da "unutmak" gerektiği konuşuldu, tartışıldı.

Maraş katliamını unutan unuttu ama ardından Sivas katliamı geldi. iki katliamın faillerine bakıldığı zaman, adresler aynı yere çıkıyor.

1980 öncesinde bir grup katil Ankara'da yedi üniversiteli gencin oturduğu evi bastı, hepsini boğma telleriyle, iplerle öldürdü. Bu katiller de yargılandı. Ve bazıları yirmi yıl sonra başka cinayetlerin, başka katliamların altına imza attılar.

Evet, kötü olan her şey unutulsun. Eski acıları kaşıyarak siyaset yapılmasın, eski acıların üzerine yeni düşmanlıklar kışkırtılmasın.

Ama bunun şartları var. Maraş katliamının failleriyle Sivas katliamının faillerinin adresleri aynı çıkıyorsa, hatta bunlar daha sonra milletvekili bile oluyorsa "peki, unutalım" demek kolay değildir.

Ankara'da boğma telleriyle öğrenci öldürenler daha sonra da cinayet işlemeye devam ediyorsa "Bahçelievler katliamını unutun" diyenlerin başka bir şeyler daha yapması gerekir.

Adalet işlerse unutulur
İspanya'da Yirminci Yüzyıl'in en kanlı iç savaşlarından biri yaşandı. Bu savaşta her ev, her aile en az bir ölü verdi. Bütün ülke, bütün acıları yaşadı. Aradan 40 yıl geçtikten sonra hep birlikte bu acılı geçmişin üzerine sünger çekildi. Ama hep birlikte.

Bütün İspanyol toplumu yeni bir İspanya için uzlaştı. Ve o zaman eski defterler bir daha açılmamak üzere kapatıldı.

Türkiye de Maraş'ı, Sivas'ı, Malatya'yı, Bahçelievler'i, İstanbul Üniversitesi'ni ve buralarda gerçekleşen insanlık dışı katliamları, Susurluk çetelerini, faili meçhul cinayetleri unutmalıdır.

Ama şart, adaletin işlemesidir. Toplumun bunların üzerine yeni düşmanlıklar inşa etmemesi için eski hesaplar kapatılırken yasalar karşısında suçlu olanlar hesaplarını vereceklerdir. Sonra da yeni bir Türkiye için herkesin katıldığı bir uzlaşma sağlanacaktır. Katiller ortada dolaştıkça kimse kimseye "unutun" diyemez. Adaleti işletmeyen siyasi ik-tidarlarsa bunu hiç isteyemez.

Yakın tarihin kötü anılarını ve acılarını unutmak, yeni defter açmak için önce geleceğe ilişkin hiçbir kuşku kalmaması gerekir. Bunun güvencesinin adı da "hukuk devleti"dir.

DİĞER YENİ YAZILAR