Eşitsizliğe öfke

Haberin Devamı

Ergenekon davalarının sivil sanıkları sonunda isyan etti. Tepkilerinin nedeni ortada: Darbe hazırlığı ve darbe ortamı hazırlamaktan sanık siviller bir yılı aşkın süredir hapiste yatarken çok sayıda asker zanlı ve sanık serbest kalıyor.

Sivil sanıkların durumuyla ilgili eşitsizliği dile getirmek üzere kimileri şöyle söylüyor: Darbeyi asıl yapacak olanlar serbestken onlara destek olmakla suçlananların hapiste yatması haksızlıktır...

Ülkemizin bu meseledeki bölünmüşlüğünü hatırlarsak; vatandaşların yarısı eşitsizliğin giderilmesi için asker sanıkların da hapse atılmasını önerecek, diğer yarısı ise sivil sanıkların da dışarı çıkmasını isteyecektir. İki tarafın da haksızlığın, eşitsizliğin giderilmesine ilişkin duygularının bir orta noktada buluşması mümkün değildir.

***


Bu arada, Ergenekon davalarının henüz başındayken bir kesimin kuvvetli bir şekilde “hepsi yalan, hepsi komplo” deme aşamasından “bir şeyler olabilir, ama kurunun yanında yaş da yanmasın, tutuklama ceza gibi kullanılmasın” deme aşamasına gelmiş olduğu da dikkati çekiyor. Yine en başta “kâğıt parçası”, “tümüyle düzmece” denilen belgeler hakkında bir süredir “eklemeler yapılmış” deniliyor.

Tabii şunu da belirtmek gerekir ki soruşturma ve davaların başından itibaren zaman zaman kafaları karıştıran uygulamalar da yapılıyor. Bunların en önemlisi, Türkan Saylan gibi bir ismi de soruşturmaya karıştırma girişimiydi.

Söz konusu uygulamaların, özellikle iddianamelerin bazılarında sürekli olarak “ehem ile mühim”in karıştırılmasından; soruşturmaları yürütenlerin “siyasi görgü, bilgi ve bilinç” eksikliğinden kaynaklandığını söyleyebiliriz.

***


Ergenekon olayını çözebilmek, ne olduğunu anlayabilmek için soruşturmayı yürüten görevlilerin, Gladyo’dan Özel Harp Dairesi’ne, 1980 öncesi kaos ortamının nasıl yaratılmış olduğuna; Jitem ve faili meçhullerin nedenine kadar birçok konuda zihinlerinin açık olması gerekir. Savcıların Susurluk olayını da bilmeleri şarttır. Ancak bu durumda, bugün çözülmeye çalışılan örgütlenmelerin gerçek boyutlarıyla ilgili bazı sonuçlara varmak mümkün olabilir.

***


Yine bugünkü tartışma konusuna dönersek, bazı asker kişilerin ifade vermeye bile gelmedikleri halde görevlerinin başında olmalarını da dikkate aldığımızda, Ergenekon’un sivil sanıklarının eşitsizlik kurbanı oldukları ortadadır.

Bu durumun ve diğer sıkıntılı konuların giderilmesi halen kolay görünmüyor.

“Madem askerleri ifadeye bile getiremiyoruz bunları da salalım” demek ne kadar hukuk dışı ise “madem ki sadece bunları elimize geçirdik tutabildiğimiz kadar tutalım” mantığı da o kadar hukuk dışıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR