Esası kaçırmamak

Bu “yapılamaz” durumu Anayasa’da öngörülmüş ve 90 gün içinde seçime gitme zorunluluğu getirilmiş. Peki Ankaralılar ne yapıyor?

Haberin Devamı

Ne oldu? Cumhurbaşkanı seçimi, Genelkurmay muhtırası, ardından Anayasa Mahkemesi kararı dolayısıyla “yapılamaz” oldu.

Bu “yapılamaz” durumu Anayasa’da öngörülmüş ve 90 gün içinde seçime gitme zorunluluğu getirilmiş.

Peki Ankaralılar ne yapıyor?

Gündemde olmaması gereken, önemi ya da gerçekleşme ihtimali bulunmayan meselelerle uğraşıyorlar.

Bunlardan biri cumhurbaşkanına vekâlet meselesidir. Hukukçular Anayasa’da çok açık hüküm olduğunu, buna göre şu andaki Cumhurbaşkanı’nın göreve devam etmesi gerektiğini belirtiyor.

Buna karşılık bazı AKP’liler hukuk zorlamasına giderek Meclis Başkanı Arınç’ın 16 Mayıs’tan itibaren Cumhurbaşkanı’na vekalet etmesi gerektiği görüşünü ortaya atıyor.

***

Başta CHP, bütün muhalefet partileri uzun süredir “seçim” diye bağırıyordu. Buna karşılık Tayyip Erdoğan Meclis’in beş yıllık süreyi tamamlamasında ve böylece bir “ilk”in gerçekleşmesinde ısrarlıydı. Şimdi de bu tavırdan dönüş olmadığını göstermek için “erken seçim değildir, seçim öne alınmıştır” gibi bir cin fikri tekrar edip duruyorlar.

Seçimin haziran sonunda yapılması kuşkusuz AKP’nin daha çok işine gelir. Ancak CHP’nin ve Anavatan’ın daha ileri bir tarihi, ağustos ayını istemelerinin de bir anlamı olsa gerek. O anlam da olsa olsa AKP’nin küçük hesaplarına denk düşen başka küçük hesaplardır.

***

Kapsamlı bir anayasa değişikliğinin 24 Haziran’a hatta 1 Temmuz’a yetişmesi çok güçtür. İçinde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi gibi siyasal sistemde çok önemli değişiklikler yaratabilecek unsurlar bulunan bir değişiklik paketinin böyle bir hızla çıkarılması da mantığın dışında kalıyor. Ayrıca cumhurbaşkanını halkın seçebilmesi için ayrıntılı bir seçim kanunu hazırlanması gerekiyor, o da bu yılın sonuna bile güç yetişir.

Dolayısıyla Erdoğan ve bazı AKP’lilerin ağızlarından çıkan “iki sandık koyarız” sözünün gerçekleşmesi asla mümkün değildir.

Doğru karar, ‘seçim’dir

Neden Ankara’nın AKP’lileri böyle bir kargaşa yaratmışlardır? Bu sorunun cevabını biz veremeyiz.

Bir de Tayyip Erdoğan’ın kendi kişisel meselesi gibi sunduğu, seçimlerde adaylık yaşının 25’e indirilmesi ve bağımsız adayların da ortak oy pusulasında yer alması konusunu açıkça düşünmek gerekiyor.

Erdoğan 25 yaş meselesini öyle sunuyor ki, yaşları 25-30 arasında bulunan yüzlerce genç, partilerin aday listelerinde “seçilebilir” sıralarda aday olacağını sanabilir. Böyle olmayacağı şimdiden bellidir. Her parti lideri yanına birkaç genç aday alacak ve onları ülkede dolaştırarak gençlerin oylarını isteyecektir.

Bağımsız adayların ortak oy pusulasında yer almalarının gerçek nedenini de bilmek gerekiyor. Amaç, okuma yazma bilmeyen seçmen eline bağımsız adayın müstakil oy pusulasını alıp, tercihi o adaysa pusulasını sandığa atacakken bağımsızları da bileşik pusulaya alarak bağımsızların az fire vermesini engellemektir.

Yani DTP’liler eğer seçime bağımsız adaylarla girecekse, onlara oy verecek önemli bir seçmen kitlesinin okuma yazma bilmediği, pusulada bağımsız adayın adını bulamayacağı hesap ediliyor ve bağımsızların oylarında bu şekilde “indirim” yapılması düşünülüyor.

Şu anda tartışılan, ama tartışmanın yine açıkça yapılmadığı konular bunlardır. Ve hiçbiri şu andaki durumun esas unsuru değildir.

Olayın esası da bu küçük hesaplar kargaşasına bir kez daha kurban edilmektedir.

***

Tekrar başa dönelim. Olay şudur: AKP, Genelkurmay muhtırası ve CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar dolayısıyla cumhurbaşkanı seçimini gerçekleştirememiştir.

İlk alınan karar en doğru karardır: Ankara’nın içinden çıkması güç olan bu durum hakkında halkın görüşünü sormak.

Seçim hangi tarihte yapılırsa yapılsın, halk hem kendini yönetecek olanları seçecek hem de cumhurbaşkanı seçimi hakkındaki görüşünü ortaya koymuş olacaktır.

Bu seçim kararı, Genelkurmay muhtırası dolayısıyla Ankara’nın bir kez daha demokratik sistemde yarattığı teklemenin giderilmesinin tek yoludur.

Ancak sürekli olarak anlamsız ayrıntılarla uğraşmak, anlamsız ve halkı asla ilgilendirmeyen küçük meseleler üzerine bilek güreşleri yapmak olayın esasını kaçırmaya yol açar.

DİĞER YENİ YAZILAR