Esas olan demokrasiyi korumak

Haberin Devamı

Ergenekon davası dolayısıyla hep birlikte bir ayrıntı yığınına boğulduk. Bu türlü bir boğulma halinin sonucu da meselenin esasını kaçırma tehlikesidir.

Şu anda olayla ilgili değişik görüşleri olan herkes, hep birlikte aynı tehlikenin sınırında dolaşıyoruz.

Meselenin esasında anlaştığımız takdirde ayrıntılar da daha sağlıklı tartışılabilecektir.

Meselenin esası demokrasinin korunmasıdır. Bütün siyasi partilerin, bütün vatandaşların; siyasi eğilimleri farklı olmakla birlikte demokrasinin korunması konusunda sorumluluk hisseden herkesin bu esasta birleşmesi durumunda ormanın bütününü görmüş oluruz.

***


Bu davanın bütün unsurlarının en hassas demokratik usullerle, insan haklarına en hassas şekilde özenle, en hassas olanları da dahil, hukukun bütün ilkelerine saygıyla yürütülmesi bu yüzden önemli.

Hiç kimsenin başına bastırılarak otomobile sokulmaması da bu yüzden önemli. Çünkü böyle bir ayrıntının insanları rahatsız etmesi doğaldır.

Gözaltına alınacak kişilerle ilgili faaliyetlerin, örneğin gözaltına alıp salmak yerine “ifadeye çağırmak” şeklinde yürütülmesi de mümkündür ve bu şekilde şu anda yaşanan birçok rahatsızlık da giderilmiş olur.

Bir yanda silah depoları diğer yanda sonuçsuz gözaltılar, bir yanda suikast planları diğer yanda bunu onaylaması mümkün olmayan kişiler olduğunda tabii ki insanların kafası karışır.

Davayı sulandırmak isteyenlerin üzerinde oynadıkları alan da budur. Üstelik böyle bir alanın yok edilmesi, biraz daha özen, biraz daha siyasi bilinçle kolayca sağlanabilir.

***


Siyasi uzlaşma, en tepeden en aşağıya kadar demokrasinin bütün unsurlarıyla korunması üzerine sağlandığında dava sonucuna ulaşabilecektir.

Bunun yollarından biri de herkesin, ama herkesin davanın ayrıntıları üzerine tartışmayı keserek, esas üzerinde durmasıdır.

Yasa dışı oluşumlardan bu ülke çok çekti. 27 Mayıs 12 Mart’ı, 12 Mart 12 Eylül’ü, 12 Eylül 28 Şubat’ı yarattı. 28 Şubat da ülkenin yarısının oyunu alan bir AKP iktidarını doğurdu.

Sona ermesi gereken, bu zincirdir. Eğer Ergenekon davasına bu bilinçle yaklaşırsak hepimiz gerçek bir “vatan görevi” yapmış oluruz.

DİĞER YENİ YAZILAR