Erken mi zamanında mı?

Erken seçim tartışması Türk siyasi hayatının vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Muhalefet "şartların olgunlaştığını" düşünür, kendisini iktidara yakın hisseder ve "erken seçim" diye bastırmaya başlar

Haberin Devamı

Erken seçim tartışması Türk siyasi hayatının vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Muhalefet "şartların olgunlaştığını" düşünür, kendisini iktidara yakın hisseder ve "erken seçim" diye bastırmaya başlar. İktidar partisi önce buna direnir, sürekli olarak "Seçim zamanında yapılacaktır" açıklamaları gelir. Sonra da aynı iktidar partisi kendisi için en avantajlı olacağını düşündüğü bir zamanlama içinde "baskın seçim" e gitmeyi dener.

Bu sahneler çok partili demokrasiye geçildiğinden bu yana defalarca yaşandı. Şu anda Başbakan da "erken seçime gerek yok, seçim zamanında yapılacak" diyor.

1946'dan bu yana söylenenleri ve yapılanları yan yana koyduğumuzda, bu sözlere dayanarak "gerçekten de erken seçim olmaz" sonucuna ne yazık ki varamıyoruz. Siyasiler bu tür sözler söyler, sonra "şartlar değişti" der ve başka işler yaparlar.

Erdoğan'ın kararı
Başbakan "erken seçim yok" derken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal erken seçim istiyor.

Baykal'ın gerekçesi, partisinin böyle bir seçimi kazanabileceği ihtimali olamaz. Baykal'ın gerekçesi yeni Cumhurbaşkanı'nı yeni Meclis'in seçmesi gerekliliğine dayanıyor.

Eğer erken seçim yapılır ve Başbakan Erdoğan Çankaya için aday olursa Ankara yeni bir çalkantılı dönem yaşayacaktır.

Öncelikle AKP içindeki farklı kanatlar partinin yönetiminde daha fazla ağırlık sahibi olmaya çalışacaktır. Bu mücadelenin bir bölünmeye kadar gitmesi büyük bir olasılık olmayabilir. Ama böyle bir gerilimi AKP'nin yaşaması kaçınılmazdır.

Bu gelişmelerde "kilit" unsur, cumhurbaşkanı seçimi ve Erdoğan'ın adaylık için kararı olacaktır.

Erdoğan'ın gücü
Erken ya da zamanında bir seçimde, CHP ya da diğer merkez sağ partilerden birinin AKP'nin önüne geçmesi söz konusu olamayacağına göre siyasetin bundan sonraki şekillenmesi yine AKP'nin tepesindeki kararlar çerçevesinde olacaktır.

Tayyip Erdoğan'ın Çankaya'ya adaylığı ise yıllardır önemli bir gerilim ve mücadele konusu olan "türban" in en üst düzeyde tartışılmasına yol açacaktır. Bundan kaçınmak mümkün değildir.

Erdoğan'ın, bu gerilimi göğüsleyecek ve türban konusunun geleceğini belirleyecek bir siyasi güce ve desteğe sahip olup olmadığı ise ancak o gün geldiğinde görülecektir.

Seçimin erken ya da zamanında yapılması ise, bu temel meseleler açısından sadece bir ayrıntıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR