Erivan Diyarbakır hattı

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bayramın ilk gününü Diyarbakır’da geçirip geçirmeyeceği henüz kesinleşmiş değil. Ancak böyle bir bilgi artık kamuoyuna yansıdığına göre vazgeçmesi de söz konusu olamaz, olmamalıdır.

Gül bir süredir, Güneydoğu illerinden heyetler kabul ederek onların dertlerini doğrudan dinliyor. Hakkari sivil toplum kuruluşları temsilcilerini kabulünün ardından “bazı şeyleri ben bile söyleyemiyorum” dediğine ilişkin bir haber yayınlanmış, ancak bu husus sonradan yalanlanmıştı. Yalanlamanın önemi yok. Çünkü bu haber, Gül’ün yine “ya sev ya terk et”e sıkışmış Ankara’nın en kaba resmi üslubunun dışında bir arayış içinde olduğunu gösteriyor.

***


Gül’ün bayramın birinci gününde Diyarbakır’da olması bütün Kürt kökenli vatandaşlar açısından hiç kuşkusuz önemli bir “ilgi”nin işareti olarak alınacaktır.

Bundan hoşlanmayacak olan da PKK’dır. Ankara’nın en yüksek tepesinde oturan kişinin farklı bir işaretle ortaya çıkmasının yaratacağı iyimserlik tabii ki gerilim ve şiddetle var olanları rahatsız edecektir.

DTP genel başkanlarından Ahmet Türk’ün Diyarbakır’da Gül’e “Başbakan Erdoğan’a yapılanın yapılmayacağına” ilişkin sözleri de olayı daha önemli kılıyor.

1980’li yıllarda MHP Genel Başkanı Türkeş Diyarbakır’a “sokulmamıştı”. Başbakan Erdoğan da geçen ay Diyarbakır’a zar zor girebilmişti.

Cumhurbaşkanı Gül’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak “hoş geldin”le karşılanması önemli bir “cevap” niteliğinde olacaktır.

***


Abdullah Gül, geçen Erivan ziyaretiyle, 1915 olaylarından sonra 70’li yıllardaki ASALA cinayetleriyle iyice zehirlenen Türk-Ermeni ilişkilerinde yehi bir dönemi başlatmıştı.

Bayramın birinci gününü Diyarbakır’da geçirmesi de “yeni bir dönemin açılışı” gibi algılanırsa, bunun “barış ve çözüm” yolunda önemli bir katkı olacağı açıktır.

Bu arada şunu da hatırlatmalıyız ki, Gül Erivan ziyaretiyle bütün dünya ve Türk medyasında öne çıktığı sırada Erdoğan İstanbul’da bir medya savaşı başlatarak bu ziyaretin etkilerini zayıflatma girişiminde bulunmuştu.

Eğer Cumhurbaşkanı Gül Diyarbakır’da “bütün ülkenin Cumhurbaşkanı” olarak karşılanırsa Erdoğan yine “kızabilir” ve tekrar kendisini öne çıkaracak bir şeyler yapabilir. Eğer tekrar “rol çalma” girişiminde bulunursa “bütün ülkenin Başbakanı” olduğunu yine unutmuş olacaktır. Umarız bunu yapmaz ve Gül’ün açtığı yoldan doğru anlamda yararlanmaya, bütün ülke için yararlanmaya bakar.

DİĞER YENİ YAZILAR