Erdoğan'ın sıkıntısı

Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi vuran ilk sinagog eylemlerinin ardından altı saat kadar ortaya çıkmadı. Altı saat sonra çok basit bir açıklama yaptı

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi vuran ilk sinagog eylemlerinin ardından altı saat kadar ortaya çıkmadı. Altı saat sonra çok basit bir açıklama yaptı. Ardından gelen eylemlerden sonra da en büyük "sıkıntı"sını birkaç gündür kamuoyuna yansıtıyor. Başbakan bu olaylara "İslamcı terör" ya da "radikal İslamcı terör" denilmesinden çok rahatsız. Bunu açıkça dile getiriyor. Son iki gündür yaptığı konuşmaların ana teması bu rahatsızlık. Başbakan, bu terör olaylarını tahlilde ve tanımlamakta oldukça çekingen davranıyor. Ancak çok uzağa gitmesine gerek yok. Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün yaptığı tahlillere göz atıp, 'İslam adına hareket ettiğini iddia edenler"in kendilerine "İslamcı" demelerinin asıl Islama hakaret olduğunu söyleyebilir, İslamın radikal kanatlarında yer tutmuş olan, insan öldüren kişilere karşı kendi halkını uyarmış ve Müslümanları bu kesimden ayırmış olabilirdi.

Kafa karıştıranlar ve terör
Bu olayların başlangıcından beri gerek "terör" gerekse siyasi İslamın radikal unsurlarının nitelikleri hakkında açık görüşleri olmayanların kafalan epeyce karıştı. Bunların bir bölümü, kendilerine konuşacak mikrofon bulanlar, başkalarının kafasını da karıştırıyorlar. "Terör" kendini bilmez psikopat tiplerin, kendilerini tatmin için giriştikleri şiddet eylemi değildir. Terör, siyasi amaçlı şiddet eylemidir ve terörist, siyasal amacı ve fanatik inancı olan siyasi bir insandır. En çok kullanılan ve fazla bir şey ifade etmeyen, daha doğrusu gerçekleri örtmeye yarayan bir kavram da "uluslararası terör"dür. Bunu kullananlar, sanki bütün dünyadaki bütün terör hareketleri aynı merkezden yönetiliyormuş, bunların siyasi amaçları aynıymış ya da yokmuş gibi karışık tahliller yaparak "radikal İslamcı ter ör" e dikkat çekilmesini engellemeye çalışıyorlar. Bir terörist hareketin kendisine verdiği isim o hareketin ya da örgütün siyasi amacını gösterir. Terör, bu hareketin siyasi hedeflerine ulaşmak için kullandığı yöntemdir. Filistinliler 70'li yıllar boyunca dünyaya kendi davalarını duyurmak için en kanlı eylemlere başvurmuşlardır. Bunun adı da Filistin terörüdür. Aynı şekilde Basklar, aynı şekilde İrlandalılar ve başkaları da terör yöntemlerine başvurmuşlardır. Bunların adları da IRA terörü, ETA terörü, PKK terörüdür.

Tehlikeli takıntı
Şu anda Türkiye, radikal İslamcı terörün saldırısı altındadır. Bunun dış bağlantısı Afganistan'a, Pakistan'a uzanmakta, içerde de karşımıza Hizbullah adlı örgüt çıkmaktadır. Hizbullah, "Allah'ın partisi" demektir ve radikal İslamcıların kendilerini ifade etmek için benimsediklerdi isimdir. Birinci derdi Türkiye'de bu terör örgütünün faaliyetinin durdurulması ve bunlarla en etkili biçimde siyasi mücadele olması gereken Başbakan Erdoğan, "İslamcı" lafına takılıp kalmıştır. Bu "takılma" çok yıllar önce, Türkiye yine bir iç savaş ortamına sürüklenirken meseleye tek taraftan bakan bir siyasi kişinin "Bana 'sağcılar suç işliyor' dedirtemezsiniz" sözünü hatırlatmaktadır. Sağcılar, o yıllar boyunca çok suç, çok cinayet işlemişlerdir ve sağcıların ya da solcuların suç işleyebileceğine inanmayan siyasiler yüzünden Türkiye çok şey kaybetmiştir.

DİĞER YENİ YAZILAR