Erdoğan’ın iddiası

Haberin Devamı

Tayyip Erdoğan Hindistan’dan büyük bir iddia ortaya atmış, partisinin seçimde ikinci parti olması durumunda “bırakıp gideceğini” söylemiş.

Siyasette sadece “iddialı” olarak var olunabilir, “iddiası” olmayanın siyaset yapmasının bir anlamı yoktur.

Ancak bizim alaturka siyaset anlayışı, yarattığı kavram karışıklıklarıyla bu “iddia” meselesini de kendisine uydurmuştur.

En tepede siyaset yapanlar, parti genel başkanları, bir gün herhangi bir nedenle koltuğu bırakmak zorunda kaldığında partide başka bir görev almayı kendisine yediremez.

Başka ülkelerde siyasetteki “iddia” kavramını doğru anlamış olan siyasetçilerse partilerinde görev almaya devam ederek deney ve birikimlerinin değerlendirilmesini sağlarlar. Bıraktıkları koltuğa başkaları geçtiğinde, partilerinin “iddia”sının sürmesi için çalışırlar.

***


Türk usulü siyasette bazıları için siyaset “ya genel başkanlık ya ev” olunca lidere göre kurgulanmış partilerin hayatı da liderin başarısızlığıyla sönmeye mahkûm oluyor.

AP-DYP Demirel’indi Demirel yukarı çıktı, DYP dibe vurdu. ANAP Turgut Özal’ındı, şimdi yok. DSP Ecevit’indi, şimdi varolma mücadelesinde.

AKP de Erdoğan’ın partisi. Hayatı Erdoğan’ın siyasi hayatına göre seyredecek. Eğer siyasi iddiasını göstermek için söylediği söze uyar “partisi ikinci olduğunda eve giderse” AKP de onunla birlikte eve gider.

AKP’nin kurultaylarında bir tek AKP’li çıkıp “Ben bu partiyi Erdoğan’dan daha iyi yönetirim” diyerek aday olmadı. Partililer de bu hayat sürecine razı, razı oldukları için de genel başkanı eleştirip yanlışlarını düzeltmesini sağlamak gibi bir dertleri yok.

***


Tabii Erdoğan’ın bu kadar “iddialı” olmasının asıl nedeni şu anda muhalefette bulunan partilerin herhangi birinin iktidarı zorlayacak bir soluğu olmaması. Parti içinde eleştiren kimse yok, parti dışında iktidarını zorlayan bir muhalefet de yok.

Tayyip Erdoğan çok partili dönemde seçimle iktidara gelmiş liderlerin en “rahat” olanıdır. En güçlü başbakanlar Demirel, Ecevit, Özal hiç bu kadar “rahat” olmamıştı.

Erdoğan, rahata fazlasıyla alıştığı için en küçük bir eleştiriye bile tahammül edemiyor, her farklı sesi “düşman” olarak görüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR