Türkiye'nin son dönemdeki en büyük siyasal krizinin mimarı Necmettin Erbakan'dır. Bu krizin arkası da gelmiş, Türkiye hem siyasette hem ekonomide dibe yuvarlanmıştır.
Erbakan'ın tavrı, başbakan olduğu günden başlayarak kendi burnunun dikine gitmek olmuştur. O dönemin imam-cemaat ilişkisi içinde Taksim'e dev cami yapmaktan faizsiz ekonomiye kadar büyük "atış"lar yapılmıştır.
Ve Erbakan, o günlerin havası içinde, imam hatipler için "bizim arka bahçemiz" demiştir...
* Sonra her akşam ışıklar yakılıp söndürülmeye başladı. Hem Erbakan'ın politikaları için hem de Susurluk olayında sembolleşen devletin içten çürütülmesi için her akşam ışıklar yandı söndü.
Ama kamuoyu tepkisi Erbakan'ı frenleyemedi. Erbakan aynı havada devam etti ve "28 Şubat süreci" başladı.
Erbakan kamuoyunun tepkisini anlasaydı, "28 Şubat süreci" olmazdı. Kamuoyunun tepkisi olmasaydı da "28 Şubat süreci" aynı şekilde olmazdı...
Gerginliğin kaynağı...
Siyasi iktidarın başında olan kişilerin "masaya yumruk vurararak" kendi politikalarını savunmalarının sınırı demokraside oldukça dardır.
* Masaya yumruk, bir kesimin ayrıcalık ya da daha fazla ayrıcalık istemesine karşı vurulmuşsa halkın desteğini alır.
Eğer "Ben sandıktan çıktım, halkın iradesini temsil ediyorum" kararlılığı içinde halkın bir bölümünün desteklediği ama bir başka bölümünün şiddetle rahatsız olduğu bir politikada ısrar edilirse bu tavır ancak ve ancak gerginlik yaratır.
Her hükümet, bütün ülkenin hükümetidir. Hiçbir hükümetin herhangi bir kesime ayrıcalık tanımaya hakkı yoktur. Herhangi bir kesimin diğer kesimlere göre avantajlı olmasını engellemek, sadece çoğunluktaki değil azınlıktaki fikirleri de dikkate almak her hükümetin asli görevidir. Tabii eğer demokrasinin ruhunu benimsemiş ise...
Erbakan demokrasiyi sadece sandık zanneden bir kuşağın politikacısıydı. "Ülkeye ne faydası dokundu" sorusuna verilecek cevap çok zayıftır. Buna karşılık "ülkeye ne zararı dokundu" sorusuna verilecek cevap ise ne yazık ki fazlasıyla dolgundur.
AKP, kurulduğu günden beri Erbakan'ın yaşadıkları ve yaşattıklarından ders almış gibi davranıyordu. Son günlerde ise bu duyarlılığını kaybetti.
İktidar koltukları insanların hafızasını yıpratıyor. AKP de bu hafıza kaybından nasibini aldı. İmam hatipler meselesinin bu geçici hafıza kaybının son örneği olması bütün toplumun yararınadır.
AKP erkânı da sürekli "hatırlamak" zorundadır.
Erbakan dersi
Türkiye'nin son dönemdeki en büyük siyasal krizinin mimarı Necmettin Erbakan'dır. Bu krizin arkası da gelmiş, Türkiye hem siyasette hem ekonomide dibe yuvarlanmıştır
Haberin Devamı

