Enosis

Yunanistan Başbakanı Simitis'in ağzından, "katılma" yerine "ilhak" yani "Enosis" sözcüğü çıkınca birçok kişi tepki gösterdi

Haberin Devamı

Yunanistan Başbakanı Simitis'in ağzından, "katılma" yerine "ilhak" yani "Enosis" sözcüğü çıkınca birçok kişi tepki gösterdi. Tepki gösterenler, Kıbrıs'ı Rum tarafına teslim edenlerle aynı kişiler. "Milli dava" diyerek en yanlış politikalarla Kıbrıs'ı gerçek anlamda elden kaçıranlar "Enosis" sözünü duyunca ayaklanıyor. Aynı zevat gerçek durum, yani Yunan başarısı karşısında suspus duruyor.

Enosis'ten de iyisi
Yunanlılar "Enosis"ten, "ilhak"tan daha iyi bir sonuç aldılar. Avrupa Birliği'ne iki devlet olarak katıldılar. Avrupa Birliği fonlarından iki devlet olarak yararlanacaklar. Her imkân, her destek ikiyle çarpılacak. Yunanistan ve Kıbrıs ekonomide hem arayı daha fazla açacaklar, hem iki devlet olmanın bütün avantajlarını kullanacaklar. Varılan nokta Yunan tarafı için "Enosis"ten çok daha iyidir. Bir yıl sonra Kıbrıs da Avrupa toprağı sayılacağı için Türkiye'nin Kıbrıs sorunu, Türkiye'nin Avrupa Birliği sorunu olacaktır. Kıbrıs ile birlikte Ege ve kıta sahanlığı anlaşmazlıklarına uzak duran Avrupa Birliği bütün sorunların doğal muhatabı olacaktır. Türkiye'nin Batı'dan tecridi yolunda birkaç adım kalmıştır. Bu adımlar için bir yıllık bir süre vardır. Şu andaki ataletini korumaya devam etmekle Türkiye kendini tecride biraz daha yaklaştırmaktadır.

Dünya nereye, onlar nereye...
Halen 30 yıllık teraneleri aynen tekrar eden Denktaş ne kadar ufuksuz, vizyonsuz olduğunu Türkiye'ye aldırdığı ağır yenilgiyle göstermiştir. Kıbrıslı Türkler 1959 anlaşması ve anayasasının getirdiği güvenceleri bile kaybetmişlerdir. Ankara ve Lefkoşe'de köşe başlarını tutmuş olan ufuksuzluğun Kıbrıs'ı nasıl kaybettirdiğinin bütün hikâyesini öğrenmek isteyenler Erdal Güven'in "Kıbrıs" kitabını okusunlar. Erdal Güven 1999'dan 2002'ye kadar Türkiye'nin Kıbrıs'ı nasıl adım adım kaybettiğini anlatıyor. Dünya, 2003 yılında Irak'ta Kürtler-Araplar ve Türklerin, Sünnilerle Şiilerin barış ve demokrasi içinde yaşamalarını bekliyor. Denktaş ise Kıbrıslı Türklerle Rumların birlikte yaşamalarının, ortak bir "Kıbrıslı" kimliği altında olmalarının mümkün olmadığını anlatıyor. Almanya ile Fransa'nın aynı parayı kullandığı, ortak yönetim yollarını araştırdığı bir dünyada Denktaş da direniyor, Ankara'daki ufuksuz ve dar görüşlüler de direniyor. Bütün bu manzarayı tamı tamına görmek isteyenler Erdal Güven'in "Kıbrıs" ını mutlaka okusunlar.

DİĞER YENİ YAZILAR