Neredeyse her gün, bir kurşun, bir insanımızın canını alıyor. Yaralananların tam sayısını tespit etmek bile mümkün değil. Çünkü küçük yerlerde bu tür olaylar uygun şekillerde "kapatılıyor."
Geçen yıl bir köyde, okul açılışında bile birkaç vatandaşımız sevinçlerini silahlarıyla havaya ateş ederek göstermiş ve fotoğrafları da gazetelerde yer almıştı. Bu olayla ilgili soruşturmanın, yargılamanın sonucunu merak etmeye gerek yok. Çünkü o vatandaşların hâlâ silahlarıyla, özgür yaşadıklarını tahmin edebiliriz.
* Ülkemizde silah meselesinin ulaştığı ürkütücü boyutları herkes biliyor, görüyor. Bilmeyen ve görmeyenlerse sadece bu konuda bir şeyler yapmakla yükümlü olan devlet erkânı.
Bilmezden, görmezden gelmelerinin nedeni de en kabasından "popülizm"dir. "Halkımızın" silahlı kesiminin oy verdiği partilerin silah karşıtı herhangi bir işlem yapmaları zordur.
Sadece kırsal kesimde değil, büyük kentlerde de silah meselesi olağanüstü boyutlarda. Bu noktaya gelinmesinin nedenini "Türk halkının geleneksel silah sevgisi"nde görmek ve duruma bu nedenle göz yummak bütün cinayetlere ortak olmaktır.
İrade ve cesaret gerekir
Ankara, eğer isterse silah meselesinin üzerine gidebilir, hatta sorunu büyük ölçüde çözebilir.
Ama bunun için öncelikle en ilkel, en kaba popülist mantıktan vazgeçmesi gerekiyor. Bu da önemli bir siyasi irade ve cesaret gerektiriyor.
Bütün milletvekillerinin bir araya gelip ruhsatlı silahlarını geri vermelerini toplumun bütününe örnek olacak bir davranış olarak önermek mümkün.
Aynı zamanda tek maddelik ve süreli bir kanun çıkarılır. Bununla ruhsatsız silahını belli bir süre içinde getirip teslim edenler hakkında herhangi bir kovuşturma yapılmaması öngörülür.
Bu süre bitince de bütün güvenlik güçleri; hem polis hem jandarma, büyük bir silah arama operasyonuna girişir. Ancak bu operasyonda silahla yakalanan kişiler tutuklu olarak yargılanır ve cezaları da para cezasına çevrilmez.
Bir yandan da, silah ruhsatlarının verilmesiyle ilgili koşullar daha da sıkılaştırılır.
* Ankara'nın bunları düşünmemesi mümkün değil. Ama önce silahların toplanmasını gerçekten istemek gerekiyor. Düğünde silah sıkan milletvekillerinin özür dilemekle işin içinden sıyrılabildiği bir ortamda gerçekten silah toplamak güç iştir.
Her ölüm, silahları toplamak için görevini yapmayanların sorumluluğudur. Her yıl verilen 600 kurbanın hesabının da birilerinden sorulması gerekiyor.
En kaba popülizm
Neredeyse her gün, bir kurşun, bir insanımızın canını alıyor. Yaralananların tam sayısını tespit etmek bile mümkün değil. Çünkü küçük yerlerde bu tür olaylar uygun şekillerde "kapatılıyor."
Haberin Devamı

