En büyük tuzak

Haberin Devamı

Güngören katliamı bir kez daha Türkiye’ye kurulan en büyük tuzağı hatırlattı. Bu tuzak ülkeyi bir “Türk-Kürt savaşı”na çekmektir.
Bu, Türkiye’nin bölünmesi, en kanlı şekilde bölünmesi senaryosunun giriş bölümüdür.
Milliyetçi Kürt örgütünün 25 yıldır sürdürdüğü terörist kalkışmada 30 bini aşkın insanın hayatını kaybetmesine, ülkeye hem maddi hem manevi çok ağır faturalar ödetilmesine rağmen “Türk-Kürt savaşı senaryosu”na yol açılamamıştır. Radikal milliyetçi Türk örgütlerinin de zaman zaman kışkırtmalara girmelerine rağmen en kanlı senaryo gerçekleşmemiştir. Bunun tarihi ve sosyolojik nedenleri vardır.
Ancak bazı mihrakların hâlâ bu senaryo üzerine oynadıkları da son bombalı katliamla ortaya çıkmıştır.

***


Böyle bir katliamın halkın tümünde yarattığı öfke ve tepkiyi önce “sokağa çıkarmak” sonra daha sert hareketlere yöneltmek isteyenler var.
Bu olay, Türkiye’nin en büyük ikinci siyasi partisini yönetenlerin bile oyuna gelebileceğini de gösterdi. CHP Genel Başkanı katliamın arkasından halkın sokağa çıkmasını ve “milliyetçi tepki” gösterilmesini istedi.
Tepkiyi, ayrıca “milliyetçi” bir ruhla sokağa çıktığında belli sınırlar içinde tutmayı herhalde Deniz Baykal başaracak değildir. Ama o, bu sorumsuzluğun ilk adımını attı.
Ardından dün de Başbakan’ın “terörün adresi” konusundaki sözlerini eleştirirken “teröre tepki gösterilmesini istemiyor” sözünü sarfetti. Buna halk arasında “mum dikmek” denir.
Türk siyasi hayatı bu tür kaba ve sorumsuz laf oturtma sistemleri dolayısıyla çok gerilemiştir.
Siyaseti yalnızca laf oturtarak yapanlar, o lafların sırasında nerelere gidebileceğini görmeyenlerdir. CHP Genel Başkanı Baykal da artık o aşamaya gelmiş görünüyor.

***


Güngören katliamı üzerine milliyetçi üsluplarla insanların duygusal tepkilerini en üst seviyeye çıkarmak ve böylece sokağa tepkiselliğin hâkim olmasını sağlamak fazla zor değildir. Zor olan, tepkinin çok daha büyük kıyımlara yol açabilecek hale gelmesini önlemektir. Türkiye Sivas’ta, Malatya’da, Kahramanmaraş’ta bu senaryonun daha küçük versiyonlarını yaşadı. Çok yakın zamanda yine benzer girişimler oldu, radikal milliyetçi grupların yönlendirdiği sokağın çığırından çıkması güç bela önlendi.

Asıl senaryonun Türk-Kürt savaşı çıkararak Türkiye’nin kanlı bölünmesi olduğunu görmeyenler artık gözlerini açsın ve bu senaryoları boşa çıkarmaya katkıda bulunsun. Yoksa Filiz’lerin, Furkan’ların, Şeyma’ların sayısı katlana katlana artar ve en çok korktuğumuz durumun eşiğine geliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR