Emanet

Ünlü bir Arap bilgenin yanına bir adam geldi. Kendisinden söz etti, hayatta nasıl başarılı ve zengin olduğunu uzun uzun anlattı

Haberin Devamı

Ünlü bir Arap bilgenin yanına bir adam geldi. Kendisinden söz etti, hayatta nasıl başarılı ve zengin olduğunu uzun uzun anlattı.

İsteği, bilgenin yanında kalarak "hayatın sırlarını" öğrenmekti. O yaşına kadar dışarıda öğrenebileceği her şeyi öğrenmişti. Sıra hayatın en derin ve özel sırlarına gelmişti.

Bilge, "Sana böyle sırların emanet edilebileceğine inanıyor, kendine güveniyor musun" diye sordu.

Adam hiç tereddütsüz "evet" dedi. Bunun üzerine bilge ilk yapacağı şeyi söyledi. Adam bilgenin köyünde yaşayacak, kendisine verilen işleri yapacak, gereksiz konuşmayacak, daha çok dinleyecekti.

Adam hemen "Ne kadar süre" diye sordu ve "gerektiği kadar" cevabını aldı.

Ve sonra kendine söylenenleri, fazla gönüllü olmasa da yapmaya başladı.

Böylece aylar geçti, ama bilgeden "hayatın sırları" hakkında henüz hiçbir şey öğrenememişti.

Bir yıl kadar sonra bilge adamı yanına çağırdı. Elinde küçük bir kutu vardı.

İlk önemli görevini verdi: "İki günlük uzaklıkta, çölün diğer tarafındaki köyde bir dostum yaşıyor. Bu kutuda onun için bir hediye var. Hem de başka hiçbir şeye benzemeyen eşsiz bir hediye... Bunu hızla ona götürmeni istiyorum..."

Adam bir yıllık çabalarının sonunda kendisine ancak böyle bir ayak işi verildiği için çok bozuldu, ama bilgeye bunu hissettirmemeye çalıştı. Hediyeyi aldı, hemen yola çıktı.

Birinci günün sonunda, çölün sıcağını yedikçe yemiş, öfkeden kudurmaktaydı.

Gece, taşlık bir köşede dinlenirken bu eşsiz, benzersiz hediyenin ne olduğunu düşündü. Dayanamadı, kutunun içine bakmak için kapağın ucunu kaldırdı ve o anda küçük bir fare dışarıya fırlayıp taşların arasında kayboldu.

Adam şaşkınlık içinde fareyi aradı ama tabii ki bulamadı. Bunun üzerine kös kös bilgenin köyüne döndü.

Bilge hediyeyi verip vermediğini sorunca kıvranarak doğruyu anlattı. Kendine bazı mazeretler yaratırken bilge onun susturdu:

"Hayatın sırlarının kendine emanet edilebileceğine inanarak buraya geldin. Ama sen de gördün ki, sana küçük bir fare bile emanet edilemiyor. Kendine yoluna git, kendini çok aşan iddialarda da bulunma..."

Adamın bu dersi ne kadar anladığı bilinmiyor, ama hayatın sırlarına uzanamayacağını anlamamış olması mümkün değil. Birçok kişi bunu bile anlamıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR