Eli titrememiş

İktidar koltuğunda oturanların neler yapabileceklerine dair sayısız örnek olay vardır. Binlerce, on binlerce kişi o koltuğun verdiği ısıyla kendini şaşırmış, insanlığını şaşırmıştır

Haberin Devamı

İktidar koltuğunda oturanların neler yapabileceklerine dair sayısız örnek olay vardır. Binlerce, on binlerce kişi o koltuğun verdiği ısıyla kendini şaşırmış, insanlığını şaşırmıştır.

Tabii tümünün adı insanlık tarihinin utanç sayfalarında yazılıdır. Bundan sonra da onların yanına başka isimler eklenecektir.

12 Eylül 1980'de Genelkurmay Başkanı olarak askeri darbenin en tepesindeki kişi olan Kenan Evren'in son sözleri o koltuğun insanları ne hale çevirebildiğinin son örneğidir.

Kenan Evren demiş ki:

"35 kişi idam edildi. İdam edebilmek için kimsenin yaşını filan büyütmedik. İdamları onaylarken elim hiç titremedi, hiçbir zaman vicdan azabı da duymadım."

Bu sözü rahatlıkla ve böyle söyleyebilen bir insanın ruh hali gerçekten incelenmeye değer.

"Kimsenin yaşını büyütmedik" sözüne gelince... Bu konuda birileri kendisini yanıltmış.

* İlk idamı çabucak gerçekleştirebilmek için 18 yaşından küçük bir çocuğun yaşı büyütülmüş ve kalabalık bir olayda yakalanmış olan bu çocuk hızla, evet adalet kavramını yerle bir eden bir hızla idam edilmiştir.

Vicdan azabı çekmemek için...
Kenan Evren askeri darbenin gerekçesini anlatırken hep "iki taraf çatışıyor, masum insanların kanı dökülüyordu" diyor.

* Kenan Evren, imza attığı 35 idam kararı arasında neden sadece bir taraftan olanların bulunduğunu da düşünmemiş. Ağca'nın askeri cezaevinden kaçmasını da merak etmemiş, gençleri iple boğan katillerin neden korunduğunu da merak etmemiş.

Kenan Evren hiçbir şey düşünmemiş, hiçbir şey tartışmamış, hiçbir insani tepki göstermemiş; idamın insan öldürmek olduğunu da tam anlamamış.

12 Eylül'den önce ne sağda ne de solda 35 kişi öldürmüş bir kimse vardır. Ama Kenan Evren 35 insanın idam kararını eli titremeden, yüreği burulmadan, durum hakkında normal bir insanın yapması gerektiği gibi kafa çalıştırmadan imzalamış. Bulunduğu makam, daha doğrusu silah zoruyla geldiği makam ona insanları öldürme yetkisini vermiş ve o da eli titremeden 35 insanın ölümünü onaylamış.

Sonra da övünerek "hiçbir zaman vicdan azabı duymadım" diyor. Vicdan azabı duymak için de insanın belli beyinsel faaliyetler içinde olması, yaptıklarının nedenini düşünüp tartışabilmesi gerekir.

35 insanın ölüm kararına imza atıp vicdan azabı duymamak için nasıl bir insan olmak gerektiğini kendisi de düşünsün.

DİĞER YENİ YAZILAR