Eksik bir zirve

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı yasamanın başı olarak Meclis Başkanı’nı, yürütmenin başı olarak Başbakan’ı ve yüksek yargı organlarının başkanlarını bugün bir araya getiriyor.

Bu önemli bir “zirve” toplantısıdır.

Böyle bir toplantıda belki birçok konu açık açık konuşulmaz, ama böyle toplantılar topluma her zaman belli bir “rahatlama” verir.

Türk toplumu uzun süredir gerilimle yaşıyor. Bu gerilim dönemini başlatan, aslında gerilim istememesi gereken bir konumda olan Başbakan olmuştur.

Cumhurbaşkanı seçimi başka türlü olabilirdi, olmadı.

Başbakan “velev ki...” ile başlayan bir “türban harekâtı”na girişti, olay AKP’nin kapatılma davasına kadar gitti.

Bunların yarattığı yorgunluk devam ederken Ergenekon geldi. Bu arada Hrant Dink öldürüldü, başka cinayetler, bombalamalar oldu.

Son iki yılımız böyle geçti ve Türk toplumu bir kez daha yoruldu. Bizim siyasilerin unuttukları bir gerçek var: Hiçbir toplum kavga dövüşten hoşlanmaz, her zaman daha sakin bir hayat ister.

***


AKP ve CHP iki yıldır Türk toplumuna istediğinin tam tersini veriyor.

Türban kavgası çıkmayabilirdi. Cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşma sağlanabilirdi. Çağdaş bir anayasa için el sıkışılabilirdi. Ergenekon gibi bir önemli temizlik öncesinde ve sürecinde bütün siyasi güçler temizliğe ortak edilebilirdi.

Hepsi “olabilirdi” ama olmadı. Bugünkü manzarada iktidar ile muhalefet hiçbir konuda anlaşma içinde değildir. Siyasi iktidar ile yargının arasında sorunlar vardır.

Çankaya Köşkü’nde bugün yapılacak toplantı, topluma belli bir “uyum” görüntüsü vermek için düzenlenmiş olmalıdır. Gül’ün bu “yemek daveti” en azından anlamsız bazı kavga görüntülerinin de geride bırakılması olarak görülebilir.

Ancak zirvede, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da olmalıydı. Böylece bütün siyasi yapının belli bir sükûnet için uzlaşma durumuna geçebileceği görüntüsü de sağlanabilirdi.

Deniz Baykal hiç mi düşünülmemiştir? Yoksa belli yoklamalar yapılmış ve alınan olumsuz izlenim üzerine mi dışarıda bırakılmıştır? Bunlar zaman içinde ortaya çıkar.

Yorgun bir toplumu yine sonuçsuz ve kısır kavgaların içinde yormaya devam eden Erdoğan ve Baykal, topluma güven verecek bir siyasi diyalog ortamına girmemekte ısrar ediyor.

Bugünkü zirve, eğer daha ileri “uyum” ve diyalog için bir hareket noktası oluşturabilirse Türk toplumu bundan ancak memnuniyet duyar.

DİĞER YENİ YAZILAR