Ekranda keyifli bir Başbakan

Haberin Devamı

Dün öğle saatlerinde Başbakan Erdoğan atv’de canlı yayında üç gazeteci ve bir öğretim üyesinin sorularına cevap verdi. Atv, bilindiği gibi Sabah Gazetesi ile birlikte Başbakan’ın damadı ve kardeşinin çalıştığı bir gruba satıldı.

Atv ekranında Başbakan son günlerde olmadığı kadar rahat ve keyifliydi. İki gün konuşmayan Başbakan, ondan önceki gergin tavrının tam tersi bir görüntü veriyordu.

Ama biz, bu konuşma programı dolayısıyla ortaya çıkan daha başka bir görüntü üzerinde de durabiliriz.

Erdoğan’a üç gazeteci ile bir öğretim üyesi sorular sordu. Bu gazeteciler çok başarılı meslektaşlarımızdır, hatta aralarında çok yakın dostlarımız da vardır.

Üç gazeteciden biri tartışmasız ve tereddütsüz bir şekilde AKP yanlısı yayın organlarını yönetmiştir ve siyasi eğilimini gizlemez. Bu da olağandır. O meslektaşın yönettiği gazetenin niteliğini, yayın politikasını bilirsiniz, ona göre ya inanır ve okursunuz ya da okumazsınız.

Diğer iki meslektaşımız türban ve Cumhurbaşkanı seçimi gibi önemli siyasi olaylarda Başbakan Erdoğan’ın çizgisine çok yakın tavır almışlardır. Bu da doğaldır. Durumu kendilerince değerlendirmiş, doğru olduğuna inandıkları bir yönde destek vermiş, buna uygun tahliller yapmışlardır. Tabii ki kendi bakış açıları çerçevesinde AKP’ye ve Erdoğan’a getirdikleri eleştiriler olmuştur, ancak genel olarak Erdoğan’ın son siyasi tavırlarına karşı oldukça “hayırhah” davranmışlardır.

***


Başbakanlar tabii ki kendilerini eleştirenleri sevmez, destekleyenleri sever. Televizyon insanlığın hayatına girdiğinden beri bütün iktidarlar bu etkili aracı kullanmışlardır, kullanacaklardır. Tabii ki iktidar sahipleri televizyonda canlı yayında kendilerine soru soracak olanların fazla eleştirel ya da muhalif olmalarını istemez.

Ama günün en temel konusunda, aynı görüşteki gazetecilerin karşısında oturmanın ve onların sorularına cevap vermenin keyfi de her iktidar sahibi için tadına doyulmaz bir durumdur.

Demokrasisi gelişmiş ülkelerde siyasiler böyle davranmaz, fakat tabii ki “militanca” tavırlar alan gazetecilerle karşı karşıya kalmak da istemezler. Ama gündemin “asıl” meselesinde, sadece aynı fikirde olanlarla ekrana çıkıp gösteri de yapmazlar, yapamazlar. Çünkü şunu bilirler ki halkın en azından gazete okuyan ve siyaset izleyen kesimi bu tür sohbetleri ciddiye almak bir yana, fazla uyum kokan gösterilere tepki gösterir.

***


Son olarak: Başbakan, türbanla ilgili olarak bazı medya gruplarının provokatif eylem planladığına ilişkin istihbarat aldıklarından söz ettiğinde, üç gazeteciden hiçbiri, sözünü kesip “bu istihbaratları açıklaması gerektiğini ve böyle genel ve belirsiz bir ithamla bütün medyayı töhmet altında bırakamayacağını” Başbakan’a söylemedi.

DİĞER YENİ YAZILAR