Savaşta ölenler olacak, yaralananlar olacak, evlerini kaybedenler olacak. Savaştan sonra daha güçlü olanlar olacak, her şeylerini kaybetmişler olacak... "Pirus zaferi" diye çok eski bir deyim vardır. Bu hikâyede iki ordu savaşır ve iki taraf birbirini yok eder. Bir tek Pirus ayakta kalır, ama onun da ne ordusu ne de tek bir insanı kalmıştır. Pirus bir "zafer" kazanmıştır, ama her şeyini kaybetmiştir... Bu deyim aslında hiçbir savaşın mutlak galibi olamayacağını anlatmak için de kullanılır. Bir savaş kazanırsınız ama o kadar çok şey kaybetmişsinizdir ki kendinizi "zafer" kazanmış hissedemezsiniz.
Özal başaramamıştı
İkinci Irak savaşı, mucizevi bir gelişme
olmazsa kesinleşmiş ve Türkiye'nin henüz belirsiz ölçülerde olmakla birlikte, savaşın içinde yer alması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Bu savaşın, yeni yeni soluk almaya başlamış olan Türk ekonomisi üzerindeki hemen görünür olan ve sonradan görünecek etkileri hesaplanmaya çalışılıyor. Birinci Irak savaşında, Türkiye'nin önemli bir ticari partnerini kaybetmesi dolayısıyla uğradığı zarar bilinmektedir. Bu zararın karşılanmasını, o dönemin "kararlı müttefik" başbakanı Özal sağlayamamıştı.
ikinci Irak savaşıyla birlikte ilk akla gelen kayıp bu yılın turizm gelirleridir. Geçen savaştan sonra bile, yani Türkiye çatışma bölgelerine çok uzak olduğu halde, turizmin tekrar toparlanması birkaç yıl almıştır.
Savaş ortamında bütün yatırımlar duracaktır. Hiç kimse önünü görmeden yatırım yapmak, çalışan sayısını artırmak istemez.
Döviz fiyatları da kaçınılmaz olarak yukarıya çıkacaktır. Eğer savaş kısa sürer ve halk arasında herhangi bir psikolojik tepki görülmezse de Amerikan Dolan'nın 2 milyon liraya yaklaşması beklenmektedir.
Aynı şekilde faizler de yükselecektir. Seçim öncesinde yüzde 64 olan faizler, seçimden sonraki iyimser hava içinde yüzde 55'e kadar inmişti. Savaş ortamıyla birlikte faizlerin tekrar yüzde 65 ve üzerine çıkması öncelikle Hazine'yi borçlar açısından sıkıştıracaktır.
Bunun yanında petrol fiyatları da hemen artmıştır. Bu artışın devam etmesi durumunda Türkiye'nin ek yükü 2 milyar dolara kadar çıkabilecektir.
Ne kadar kısa, o kadar iyi
Görünmeyen bir "savaş etkisi" de ihracatta ortaya çıkacaktır. Savaş bölgesi olan bir ülkeye "mal bakmaya" gitmeye hevesli olanlar kuşkusuz fazla olmayacaktır, özellikle Batılı alıcılar, "daha güvenli" yollardan gelecek mal almayı tercih edeceklerdir. Bu da ihracat ürünlerinin fiyatlarında zorunlu düşmelere neden olacaktır.
Bunların yanında savaşın en temel psikolojik etkilerinden biri olan "tüketimin düşmesi" yaşanacaktır. Siyasi yorumlar ne olursa olsun, savaş sonrasına dair senaryolar ne kadar iyimser olursa olsun, insanların temel içgüdülerinden biri böyle dönemlerde mümkün olduğu kadar harcama yapmamak, sadece temel maddelerle yetinmektir.
Bunlar savaşın ekonomi üzerindeki en hızlı etkileri olarak kuşkusuz bilinmektedir. Eğer bu savaş bazı senaryoların dediği gibi bir ay içinde sona erer ve hemen hedeflenen "güvenli" döneme geçilirse Türk ekonomisindeki "savaş etkileri" daha kısıtlı olur, savaşın getireceği zararlar daha çabuk ve "ucuza" onarılabilir.
“Köşe yazarlarları” ‘bir öneri...’
Önceki gün, asıl meslekleri gazetecilik olmayan, ticari ya da şirket faaliyetlerinin "yanında" köşe yazıları yazanlarla ilgili bir gözlemde bulunmuştuk. Batı basınında "asıl" işleri farklı olan, ticari faaliyet içinde olanlar ancak "konuk yazar" olurlar. Türkiye'de asıl işleri bankacılık, şirket yöneticiliği, ya da sahipliği olanların aynı zamanda köşe yazarı olmaları "abartılı" bir hal almaya başlamıştır.
Bu konuda şöyle bir öneri geldi: Asıl işleri şirket yöneticiliği olanlar yine yazsınlar, düzenli köşe yazarı olsunlar, ama adlarının altin-da "asıl" işleri yazılsın. Örneğin "mali müşavir", "filanca holding yönetim kurulu üyesi", "filanca şirket yönetim kurulu başkanı", "falanca kuruluşun sahibi”gibi. Bunu önerenler, böylece okuyucunun da okuduklarını belli bir süzgeçten geçirme imkânına sahip olacağını savunuyor.
Ekonomik fatura
Savaşta ölenler olacak, yaralananlar olacak, evlerini kaybedenler olacak. Savaştan sonra daha güçlü olanlar olacak, her şeylerini kaybetmişler olacak...
Haberin Devamı

