Ekonomik beyanname

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı seçim beyannamesinde ağırlık, belirgin olarak ekonomide...

İstanbul’un büyümesinden, duble yol hamlesinin devamından genç evlilere konut desteğine kadar beyannamenin içeriğinin ana hatları ekonomik konulardan oluşuyor.

Beyannamenin “demokrasi” kısmında en belirgin ve herkesten, her kesimden destek alacak bölüm, kuşkusuz ki YÖK’ün yapısının değişmesiyle ilgili bölümdür.

12 Eylül’ün getirdiği sıkı düzenin üniversiteyi “kontrol” için oluşturduğu YÖK’ün kaldırılması, hemen her siyasi partinin vaatleri arasında bir ölçüde yer almış, ama otuz yıldır gerçekleşmemiş bir meseledir. Otuz yıl sonra da olsa, bunu yapacak olana başta üniversite olmak üzere herkes destek olacaktır.

***

Başbakan’ın sunuşunda, Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin kısaca ama net bir şekilde telaffuz edilmiş olması, iyimser bir bakışla genel bir demokratik siyaset programının ifadesi olarak görülebilir.

Aynı şekilde siyasi partiler ve seçim kanunlarıyla ilgili “düzeltme” vaatleri de demokratik reformlar içinde ele alınacaktır. Bu iki kanunla ilgili değişiklik planının içeriği belli değildir. Ama seçim kanunuyla ilgili olarak temel sıkıntının yüzde on seçim barajı olması dolayısıyla, barajın değişmesi de bir vaat olarak düşünülecektir.
Yeni anayasayla ilgili olarak Başbakan’ın temel vaadi, seçimden hemen sonra çalışmalara başlanması ve bu çalışmalara sivil toplum kuruluşlarının etkili şekilde katılması yönündedir.

Ancak Erdoğan’ın, sivil toplumu temsil eden kuruluşların yanına diğer siyasi partileri eklememesi bu yönde bir beklentisi olmadığını ve dolayısıyla anayasa çalışmasının nasıl yürütüleceğini göstermektedir.

Anayasayla ilgili bölümde, Başbakan “parlamenter demokrasi” kavramını bu kez kullanmamıştır. Bundan çıkarılabilecek tek sonuç, Başbakan’ın anayasa çalışması sırasında yine başkanlık sistemi tartışmasını getirmek niyetinde olduğudur.

***

Kürt meselesi ve terörün, en geniş demokrasi içinde çözülebileceği düşüncesiyle birlikte “özgürlükler-güvenlik dengesi” kavramı, bu genellenmiş şekliyle herhangi bir itirazla karşılaşacak durumda değildir. Ancak genellemenin içeriğinde, en azından ilk adım olarak terörle mücadele yasasının yer alması beklenecektir.

Erdoğan’ın ilk sunuşunda “büyük sürpriz”in ipucu yer almadı. Bu “büyük sürpriz” şu anda devam eden bütün siyasi davaları kapsayacak bir genel af olursa, elini kana bulamamış herkesin yararlanacağı bir affa da, ardından gelecek “büyük barışma” adına geniş bir destek sağlayacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR